ZİHİN KONTROLÜ !!! "Günümüzde teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği bir gerçektir. Bu gelişim olumlu olabileceği gibi olumsuz yönler de içermektedir. Bu olumsuzluklardan biri artık cağımızda insanların zihinsel olarak kontrol altına alınabilmesidir. İste grubumuzun amacı bu iğrenç ve insanlık dışı olayları kamuoyuna duyurmaktır."
ZİHİN KONTROL GRUP
6 Ocak 2007 Cumartesi
Beyin kontrolü ve Elektromanyetik silahlar,uzakdan beyin kontrolü
Beyin kontrolü ve Elektromanyetik silahlar,uzakdan beyin kontrolümümkün mü ?Son günlerde TV ve çeşitli basın kaynaklarında moda konuolan "uzaktan beyin kontrolü konusu bundan bir süre evvelsayfalarımızda teknik detaylarıya yayınlanmıştı.(Bakınız MESAAGES) Ozamandan bu yana fikrimiz hiç değişmedi ,ancak bizim bu konudaaraştırma yaptığımızı sananlar oldu veya kısmen öyle prezanteedildik.Bizim konuyla ilgili benzer çalışmamız,sadece Adanabölgesinde görülen reankarnasyon olayları ile ilgilidir. Bununlaberaber okuyucularımızdan gelen sorular doğrultusunda size bilimselgerçekleri açıklama ihtiyacı duymaktayız.Böylelikle konu üzerindekibulutlar dağıtılmış olacaktır.Elektro manyetik dalga dediğimiz enerji alanıdır.sadece elektrikbulunan bölgelerin etrafında oluşur veya oluşturulur.Özet olarak birelektro mıknatıs,elektro manyetik alan yaratır.İçinden bir elektrikakımı geçirilen bir tel ,etrafına elektro manyetik alan yayar.Bunedenle elektro manyetik yol ile uzaktan yayın yapılması diyebilimsel bir olgu yoktur.Uzaktan yapılan yayın ses dalgalarıspekturumu içinde yapılabilinir.Biz bu spekturumun bir bölümünü sesolarak duyarız,bir bölümünü ise radyolarımız vasıtası ileduyulabilir seslere çeviririz bir bölümünü ise yine radyo benzeriözel cihazlar ile alıp verebiliriz.Bütün bunlar sadece fizikkanunları çerçevesinde oluşur veya oluşturulur.Bu ana unsurlariçinde beyin faliyetlerinin module edildiği dalga boyları ise yinebu dalda faliyet gösteren bilimsel çalışmalar ile kısmensaptanmaktadır ki bu dalgalar ise düşük frekanslı sesdalgalarıdır.Yüksek frekanslı ses dalgaları beyin faliyetlerimizietkilememektedir.Yine fizik kanunlarına göre düşük ve yüksek frekanslı dalgalar sabitparametrelere göre yayılırlar.Özet olarak uydu yayını frekansı olan1 gigahertz seviyesindeki bir yayın herhangi bir bölgeye noktahedeflendirilebilinir.Frekans düştükçe hedef sapması toleransı büyükölçüde artar.Bu tür dalgaların dünyamızın şekli itibari ile çokileri yerlere gönderilmesi sadece atmosfere çarptırılarakyapılabilinir ve bu şekilde bile nokta hedefe yönlendirilmesi teknikolarak mümkün değildir.Oysaki beynimiz 37 Hertz ve altındaki çok çokdüşük frekanslı sinyaller ile uyarılabilmektedir.Uzaktan beyinkontrolü bu sebeple teknik olarak mümkün değildir.Ancak deneyortamlarında (küçük salon ,deney odası vs.) bugerçekleştirilebilinir.Bu şekilde yapılan deneylerde ise insanlarahipnotik bilinçaltına yerleşen bir dizi fikir veya emrin bufrekansla modüle edilebilinmesi dalga boyunun özelliklerinden dolayıfizik kanunlarına göre mümkün değildir.Ancak bu tür özel birfrekansa tabi tutulan insanların bazı his veya duygularının öneçıkması veya bastırılması deneyleri yapılabilinmektedir.Bu sebepleçok uzaklardan bazı insanları tek olarak hedef alarak onlarınbeyinlerini kontrol altında tutmak veya onlara değişik işleryapmalarına dair emirler göndermek fizik kanunlarına göreimkansızdır.Ancak çok uzaklardan bir bölge içindeki insan gurubunayönelik fiziksel yorgunluk veya bilinçaltı bir hareket empoze edecekşekilde sinyaller gönderilebilinmesi teknik olarak mümkünolabilir.Bununla beraber şimdiye dek hiç bir ciddi literatürdebenzer denemeye raslanılmamıştır.60 MHz den sonraki yüksek frekanslı dalgaları Amerika veya benzeriuzaklıkdan yer istasyonları vasıtası ile göndermek teknik olarakimkansızdır.Alıcı ve vericinin mutlaka birbirini görmesi veya aradaherhangi bir engel bulunmaması gerekir.Düyamızın dümdüz olduğunukabul etsek bile yuvarlak oluşu sebebi ile bu yayınlar kıtalar arasımesafedeki hedeflere ulaşamaz.Böyle bir amaç için kurulmuş antensistemi en az 10 bin metre yükseklikde olacaktır !.Bu tür yüksekfrekanslar ya birbirini görecek yakınmesafeden yada sadece uyduüzerinden gönderilebilinir.Cep telefonları,uydu veya benzeri kaynaklardan seçilmiş insanhedeflere sinyal göndermek mümkündür.bununla beraber bu türfrekanslar yayılım ve dalga boyları sebebiyle yüksek frekanslıolduklarından ,daha önceden o kişinin beynine herhangi bir türdealıcının yerleştirilmiş olması mutlak gereklidir.İnsan beyni içinehaber verilmeden bir mikro alıcı veya implantın yerleştirilmesi çokzordur.Böyle bir alıcı beynin bazı mekanizmalarını uyararak hareketegeçirebilir.Bu örneği bir TV uzaktan kumandasınabenzetebiliriz.Bununla beraber böyle bir durumda hedef insanabelirgin bir mantık silsilesi içinde bilinçli hareketler dizisiyaptırılması teknik olarak mümkün değildir.ya koşabilir,yadurabilir ,ya ağlar,ya güler veya benzeri aksiyonlardan bir tanesiniyapar,bir çok hareket için bir çok mikro implant yerleştirmesigerekir.Bu mikro boyutdaki alıcılar her türlü x ışınlı rötgen,manyetikrezonanslı tarayıcı veya benzeri röntgen tipleri ile kolaylıklagörülebilinir(eğer varsa).Benzer yabancı implantlara ait yazısayfalarımızda daha önce yayınlanmıştı Burada anlatılmaya çalışılansebeplerden ötürü böyle bir implant şimdilik sadece yerleştirildiğikişiyi uzakdan veya uydudan veya başka bir yerden bulmayayarar.Başka bir mantıksal faydası bulunmamaktadır.Yukarda anlatmaya çalştığımız teknik bilgiler dışındaki durumlarınhepsi birer kurgudan ibarettir.Askeri amaçlar ile kullanılanmanyetik bombalar tamamıyla değişik sistemde çalışırlar.Bunlar ileuzaktan yakından hiç bir ilgisi bulunmamaktadır.Örneğin AmerikadanIrak üzerine,Irak askerlerini savaşmama duygusuna itebilecek veyabedenlerinde yorgunluk hisleri,bulantı,kusma vs.gibi etkileriyaratabilecek sinyaller gönderilmesi teknik olarak mümkündür ancak 1-30 hertz frekansında Irak'a kadar ulaşabilecek bir yayınınyapılabilinmesi için yaklaşık 100 adet ikiz kule büyüklüğünde antentesisisinin gerekliliği vardır.Hiç bir savaş gemisi veya Irakyakınındaki Amerikan üssünde benzer yayın yapabilecek devasaantenler bulunmamaktadır.Bu anteni Ankara Radyo vericilerini görenler daha kolayaanlıyacaklardır.Bu vericiler uzundalga boylarında yayın yaparlar vedev bir alanı kaplarlar,siz bunlardan binlercesini bir arada düşünün.Uzaktan beyin kontrolü ile insanlara istemedikleri ve bir mantıksilsilesini takip eden sinyaller göndermek teknik olarakimkansızdır.Bir diğer önemli konu ise ,günümüzün bilim tarafındanincelenen konularınının hemen hemen hiçbiri artık tek bir bilim dalıiçine sığmamaktadır,kesinlikle ekip çalışması gerektirir.Oysakiülkemizde TV lerde boy gösteren araştırma yaptığını idda eden birçok bilimsel kimlikli araştırmacı malesef bu yanılgıyadüşmektedirler.Oysa bir radyo amatörü dahi bu konuda onlara yardımcıolabilir.......Bizde yardımcı olmaya hazırız.TUVPOElectro-Security & Digi-Security
BEYİN KONTROLÜ NEDİR, NE ELDE EDİLMEK İSTENİYOR?
BEYİN KONTROLÜ NEDİR, NE ELDE EDİLMEK İSTENİYOR?Dünya istihbarat örgütlerinin karşı tarafı yönlendirmek içinpsikolojik operasyon yapabilmeleri en önemli hedefleridir.İstihbarat örgütleri özellikle CIA ve MOSSAD bu konuya büyük önemvermektedirler. Bir Çin atasözü vardır, "Yüz savaş kazanmak hünerdeğil, hüner savaşmadan güvenliği sağlamaktır." İstihbarat örgütleribu konuya bilimsel olarak eğilmektedirler. Sürekli çalışmalarla yeniyollar araştırmaktadırlar.Bugün MOSSAD'ın CIA'dan daha başarılı operasyonlar yapmasının ikinedeni vardır. Birincisi, Tevrat'ta Musa Peygamber'e Kenan ilindecasusluk yapmasının emredilmesi. İkincisi de, ideallerinin yüksekfakat güçlerinin az olması ve dünya bilim çevresinde önemlietkinliklerinin olmasıdır.TARİHTEN ÖRNEKLERBilinen ilk ve en önemli psikolojik operasyon örneği HasanSabbah'tır. Haşhaşi tarikatı da denilen bu örgütlenmede kişilerHaşhaşın etkin maddesi Eroinle keyif duygusuna ve cennet inancınaşartlandırılıyor. Hasan Sabbah'a itaat ederlerse hep böyleyaşayacaklarına inandırılıyorlardı. Böylece intihar saldırılarınızevkle yapıyorlardı.1937'de Stalin'in Halk mahkemelerinde dâvâlıların îtiraflarında bazıkimyasallar kullandığı bilinmektedir. Hatta Macaristan Kardinalininde bulunduğu bir dâvâda dâvâlılar devlete karşı bir tutumaldıklarını birden itiraf etmişlerdi.BU DURUM ETİK MİDİR ?Kesinlikle değildir. Mamafih, Dünya Af Örgütü 1992 yılında bir raporneşretti. Bu durum "İnsanın zihni yetilerini bozmayı, yok etmeyi,değiştirmeyi hedefleyen sorgulama prosedürü ahlâki suçtur denildi.Fiziksel işkence sınıflandırması kadar insanlık dışıdır." düşüncesibenimsendi.HANGİ YÖNTEMLER UYGULANIYOR?Klasik yöntem; psikolojik faaliyet, propaganda ve beyin yıkamayöntemidir.En sık kullanılan yöntem; kimyasal maddeler kullanılarak kişinindüşüncesini etkilemektir.Son yıllarda üzerinde çalışan ve durulan yöntem ise elektronikimplantlar yerleştirilerek kişinin beynini uzaktan kumanda ileyönetme çabalarıdır.KİMYASAL YÖNTEMLERZihin kontrolü deneylerinde ilk kullanılan madde LSD idi. LSDpsikokimyasal bir maddedir. Alan kişide olağanüstü psikolojikdeğişimler olur. Halüsinasyonlar görür, canlı, neşeli, güçlü duygu,düşünme ve davranışlar içerisine girer. Bu madde beynin önbölgesinde DOPAMİN isimli zevk maddesini aşırı salgılamaktadır. Bumaddeyi alan bir kişi inandığı konuda olağanüstü eylemlergerçekleştirebilmektedir. İkinci Dünya Savaşında hem Hitler hemAmerikan ordusu "Amphetamin" isimli uyarıcı kimyasalı kullanarakaskerlerin savaş gücünü arttırmayı hedeflemişlerdir. Hatta Hitlerinmilyonlarca psikoaktif madde kullanarak ordusunun hareketkabiliyetini çok hızlı hâle getirdiği bilinmektedir.İçkisine LSD veya uyuşturucu katan kişilerin kolay intihar ettiklerive kolay insan öldürdükleri bilinen gerçeklerdir.Bu konu da ABD'de gönüllüler, siyahlar ve eşcinseller üzerindeilginç deneyler yapılmıştır. Deney yapılan kişilerde akılhastalıkları, yaşayanlarda da erken bunama, erken yaşlanmagözlemlenmiştir. Bu konuda Dr. Armen Victorian'ın kitabında ilginçkaynak ve bilgiler mevcuttur. Kitabın ismi "İnsan DavranışınınManipülasyonu, Beyin Kontrolüdür." Bu kitap Timaş yayınları arasındatercüme edilerek yayınlanmıştır.PSİKİYATRİDE TEDAVİ AMACIYLA KULLANILIYORPsikiyatrik uygulamada tanı ve tedavi yöntemi olarakkullanılmaktadır. Narkoanaliz olarak tanımlanan bu yöntemde kişiyedamardan kısa süre etkili barbibüratlar verilir. Kişi uyku uyanıklıkarası bir boyuttadır. Bilinçaltının üstündeki baskılar aralanır.Kişiyle güven ilişkisi içinde psikoterapödik ilişki kurulabilirsebilinçaltı duygular, eğilimler, hatıralar, şartlanmalar ortayaçıkarılır.İlaçlı hipnoz da denilebilen bu yöntem kişinin bilinçaltıçatışmalarını analiz edip onun tedavisini gerçekleştirmek içinkullanılır.HİPNOZLA BEYİN YIKAMAK MÜMKÜN MÜ?Hipnoz bilimsel bir yöntemdir. Kişi hipnotik uykuya geçtiğinde vücutve beyin uyur, fakat terapistle, kişi arasında seçici bir algılamaalışverişi kanalı açılır. Böylece kişi yönlendirilir, düşünceleri,duyguları değiştirilebilir. Psikiyatride hastalıklı düşünceleri yoketmek, sağlıklı düşünceler kazandırmak, ego gücünü arttırmak için buyöntemi kullanıyoruz.Her bilimsel yöntem gibi hipnozda gösteri malzemesi veya siyâsîamaçla kullanılabilir.Hipnozda ilk şart iki tarafın birbirine güvenmesidir. Daha sonrakonsantrasyon gücü artırılır, uygun telkinde bulunulan kişigeçmişine götürülebilir, beyni yıkanabilir, yanlış şeylereinandırılabilir. Ancak kişiye hipnozda istemediği şeyiyaptıramazsınız. Bazı kişiler telkine çok yatkındır, kolaylıklagirerler. Fakat obsesif ve paranoid denilen güvensiz özelliği fazlaolan kişileri hipnotik transa geçirmek çok güçtür.ELEKTROMANYETİK ETKİLEMEEvren "Radiant Enerji" denilen yayılan bir enerjiden oluşur,gözümüzle gördüğümüz spektrum bir dalga boyudur. Morötesi vekızılötesi dalga boyları gözümüzle görülmez. Ancak röntgenfilmlerinden, termal kameralara, yeraltı su havza haritalarına kadarbir çok alanda kullanılır.Her elektrik kaynağı bir radyasyon neşreder. Bazı radyasyonlariyonlama yaparak hücre ölümlerine yol açar. Hidrojen atomufrekansına uygun mikrodalga ile MR gibi beyin tomografileri çekilir.Mikrodalga fırınlarda ışınların camı geçerek tabak içindeki suyubuharlaştırdığını biliyoruz.MİKRODALGA İLE BEYİN KONTROLÜMikrodalga ile uzaktan gürültü hissi oluşturmak mümkündür.Elektromanyetik ritmik vuruşlar kişinin başını elektrikli matkaplaoyulduğu hissi uyandırabilir. Çok düşük frekans da (VLF),iyonlamanın olmadığı bir radyoaktivite ile baş ağrısı, çınlama,sinirlilik, depresyon, hâfıza kaybı hatta panik duygusuoluşturulabilir.Radyasyonun diş dökülmesi, kan kanseri, sakatdoğumlara neden olduğu yaptığı bilinmektedir. İyonlanmanın olduğuradyasyonlar X ışınları Radyum gibi kanser tedavisinde kanserlihücreleri öldürmek için kullanılır. Bu ışınları uzaktan yönetmekmümkün olmamakta, fakat mikrodalga kaynağını 1-2 km. uzaktan birhedefe yöneltmek mümkün olabilmektedir. Kötü niyetli kişilerinelinde korkunç bir silah haline dönebilen bir teknoloji insanlıkdışı amaçlarla kullanılırsa insanlığın sonu başlar.ELEKTRONİK PARÇA YERLEŞTİRMEK MÜMKÜN MÜ?İnsan davranışını kontrol etmek isteyenler hayvan deneylerinde bunugerçekleştirmişlerdir.FM radyo kanalı ile sinyaller alabilen ve nakledebilen minyatürelektrotlar hayvan kafasına yerleştiriliyor. Maymunda cinselsaldırganlık, boğada âniden durma komutu verme deneyleri başarılıoldu. Yunus balıkları yönetilebildi.ABD'de beynin elektronik uyarılması zihinsel özürlülerde veeşcinsellerde araştırılmıştır. James Olds isimli araştırmacı beyninhipotalamuş bölgesine elektronik implant yerleştirerek eşcinsellerikontrol etmeyi başardı. Hastalarda korku, heyecan, halüsinasyonoluşturarak davranışlarını ödüllendirdi veya cezalandırdı.Zihin özürlülere de benzer deneyler yapıldı. Bu çalışmalar çoktartışıldı. Bilimin iyiliği değil hastanın iyiliği ön plandatutulması etik kuralına göre çalışmalar durduruldu.FM radyo kanalında sinyaller alabilen ve nakledebilen bu uzaktanbeyin elektronik uyarılması ateşli tartışmalara konu oldu. HattaFransa'da her doğan çocuğa kimliğini belirtir elektronik parçayerleştirerek ömür boyu nerede olup olmadığını izleyebiliriz tezibile ortaya atıldı.İnsanın robot gibi tuşlarla kontrol edilmesi çok tehlikeli birgelişmeydi.Elektronik implantı (Stimoreceiver) bulan Dr. Delgado beynin amigdalve hipokampus gibi alanlarını canlandırarak neşe, tuhaf duygu,renkli görüntü gözlemlediğini kayıt ederek kitabında açıkladı.Radyohipnotik beyinlerarası kontrol projesi elektronik hipnozyapmayı amaçlamaktadır. Bu projede kişiye istemediği şeyleryaptırmak mümkün hale gelecektir. Tuşlarla kontrol edilen insana neyaptırılmaz ki!YENİ BİLİMSEL GELİŞME: Düşünce TeknolojisiBugün psikiyatride beynin ürettiği sinyalleri kaydederek beyinfonksiyonel görüntülemesi yapılabilmektedir. Klasik EEG'ninbilgisayar devriminden sonra analog sinyallerin sayısallaştırılmasıile beyin haritası çıkarılıyor. Biz Memory Center NöropsikiyatriMerkezinde bu sistemi kullanarak beynin hastalıklı çalışanalanlarını görüntüleyebiliyoruz. Tanı ve tedaviyi güçlendirmek içinişe yarayan bir yöntemdir. Hatta ilaç tedavisinin biyoyararlılığınıhasta izlerken görselleştirmiş oluyoruz.TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIMElektromanyetik enerjinin tedâvide kullanımı yeni gelişmelerdendir.TMU denilen bir yöntem ile Tedaviye dirençli depresyon, ObsesifKOMPULSİF Bozukluk ve Şizofresi gibi ruhsal bozukluklarda ilaçtedavisine bir üstünlük olarak dikkat çekmektedir.( Arch Gec-Psyhiatry.1999; 56:300-311). Bu konuyu daha sonraki bir yazımda elealacağım merak edenler www.mcaturk.com adresinden gerekli bilgiyeulaşabilirler. Evet beynin ön bölgesine elektromanyetik uyarıvererek Depresyonu tedâvi etme projesi elektroşok tedavisinealternatif olarak işe yarayacak gibi görünmektedir.DUYU ÖTESİ ALGIBirleşik Devletler parapiskolojik araştırmalara büyük bütçelerayırmaktadır. Beş duyuyu kullanmada insanın geçmiş, gelecek veşimdiki zaman hakkında bilgi edinmesi çok ilgi çeken bir konudur.Telepati, Durugörü (Clair-voyance), Altıncı his de denilen bualgılama biçimi hakkında şu anda bilimsel çalışmalarda sağlamdeliller yoktur.Sesin, elektromanyetik frekansın, lazerin varlığı başka dalgaboylarının varlığına kanıt olabilmektedirler. Zihni kontrol etmenin,ikizlerin, anne-çocuk arasındaki uzaktan duygusal etkilenmelerinnasıl olduğu henüz çözülemedi. Rüya laboratuvarlarında telepati yoluile kavram ve imaj uyandırıldığının gözlemlenmesi elektronikpsikiyatri açısından devrim niteliğindeki çalışmalardır.Durugörü veya beden dışı sezgi denilen bir yöntemde de bazı deneklerodada gizlenmiş nesnelerin yerini tespit etmeyibaşarabiliyorlar. "Remote Viewing, remote sensing" denilen uzaktangörme ve hissetme özelliği olan insanların bunu nasıl başardıklarıbilimsel ilgi alanına girmektedir. Uzaktan görüşün elektromanyetikişleyişi çözülebilirse insanlığın kaderi etkilenecektir.Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz insanın zihninin uzaktan kontroledilmesi dünya için sosyal ve politik etkileri çok fazla oluşacağıgelişmeleri getirecektir.Nevzat Tarhanntarhan@kahveciyiz.bizDerleyen : Electro-Security & Digi-Security
Zihin Kontrol Gerçek mi ? Yaşanmış bir hikaye
Netpano.com > Gizem/Sır > Haber DetayZihin Kontrol Gerçek mi ?Editor Haber Merkezi 28.05.2005Bu mail ismi bizde saklı olan bir okurumuz tarafından bizegönderildi. Gerçek`te olabilir yanlışta dogru olan bir şey varsabunların devam ettiği
Merhaba benim adım A.A. Uzun bir süreden beri zihin kontrolü projesiile sistem elemanları tarafından kontrol ediliyorum. Benim buradaanlatacaklarımşu anda bazı yetkililer tarafından halen komplo teoremi yadadezenformasyon olarak adlandırılsa da tüm proje gerçektir.Bireyleri manipüle etmek ve kontrolleri altına almak için değişikgüvenlik servisleri farklı farklı yöntemleri kullanıyor ve bunlardanen önemli olanı bu proje.Bu projeye neden dahil edildiğimi bilmediğim halde projenin tümsafhalarını birebir yaşamış olduğumdan bunları BİREYSEL HAYATINGİZLİLİĞİ VE İNSAN HAKLARINA AYKIRI bulmamdan ötürü yaşadıklarımıpaylaşmaya karar verdim.Öncelikle şunu bilmenizde fayda var. Bu projenin hazırlanışı,uygulanışı ve sonuçlandırılması tamamiyle uzman ve profesyonelekipler tarafından organize edilmektedir. Üstüne üstlük projeninhalihazırdaDEVLET SIRRIkapsamında gizli birteknoloji olmasından ve projeye benim gibi dahil edilen diğerkurbanların da aynı psikolojik baskı süreçlerini yaşamışolmalarından ötürü projeyle ilgiliyapılacak açıklamaların önünü kapatmak için kurban yada kurbanlarucu şizofreni yada aneksiyete bozukluğuna varan hastalıklarauğratılmaktadır.Böylece DEVLET SIRRI kapsamında ve pahalı bir gizli teknolojiksırrın dagüvenliği sağlanabilmektedir.Projenin işleyiş teması son derece basittir. Kurbanın seslidüşüncelerinano-teknolojik cihazlarla çözümlenerek bir bilgisayar ortamınakaydedilmekte. İstenirse sadece kurbanın duyabileceği tonlarda dahadoğrusuanlayabileceği tonlarda verilen alçak frekanslarla da iletişimkurulabilmektedir. Bu şekilde kurban hem işitsel olarak hemde diğeralgılamametodlarıyla sorgulanmaktadır.Kurban yalnızken bulunduğu ortamda düşüncelerini komputerize edensistemelemanları kurbandan aldıkları verilere dayanarak kişiyiaçmak/deşifre etmekiçin değişik sorgulama yöntemlerini uygulamaktalar. Kişinin hemfiziki hemdezihni fonksiyonlarını devralarak kişide yılgınlık, bezginlik, panikgibiduyguları kullanabiliyor, ağır bir psikolojik baskı halindetutabiliyorlar.Kurbanın vücudu üzerinde tam bir hakimiyet kurarak vücudununistenilenbölgesinde yanma, kaşıntı, uzuv tahrişi, nabızda ani değişiklik gibitıbbimotor fonksiyonlarını kullanarak aynı zamanda fiziki işkence deuygulayabiliyorlar.İkametgahında yada işyerinde farklı algılamalar vermek suretiyle kibunlariçerisinde televizyonda seyrettiği bir filmin dublajında farklımetin dışıanlatımlar, anlamsız şuuraraltı sesleri, uzuv üzerinde algılamavererekkişinin sesli düşüncelerinden gelen deşifrasyona göre değişikmetodlarıkullanabiliyorlar.Ancak, tüm bunlar elektro-manyetik şekilde uygulandığından ve bunuuygulayanların böyle pahalı ve devlet sırrı kapsamında bir projeyiuygulamışolduklarından hangi servislerin bu projeyi halihazırda yürüttüklerisanırımtahmin edersiniz.Zira, basit derin devlet çetelerinde bu tür cihazların bulunmasınınmümkünolamayacağını söylersem herhalde abartmış olmam.Proje aslında pratik olarak son derece basit bir temeldayanmaktadır.Kişinin zihninden geçen sesleri kompüterize ederek gelen verilerüzerindenkişinin psiko-yapısını kontrol etmek ve kurbanı sorgulamaktır. Bunuyaparkensistem elemanları tamamen kurban üzerinde tam hakimiyet kurmakiçindekurbanın zihnindeki verileri almaya veya almak içinzorlamaya/yönlendirmeyeçalışmaktadırlar.Böylece kurban tam anlamıyla kurgusal bir moda girerek hem fizikihemdepsikolojik olarak yıkıma uğramaktadır. Bu projenin güvenliğinin deen büyükteminatı projeye kurban gidenlerin proje esnasında uğradıklarıpsikolojikişkence sonrasından yaşadıkları travmadır. Hatta bazı durumlardakurbanlarbu ağır psikolojik baskılara dayanamadığından benim gibi intiharadahiteşebbüs etmiştir.Projeye dahil olduktan sonra internet üzerinden yaptığım araştırmadakurbanolarak yalnız olmadığımı aynı kaderi paylaşan bir çok insan olduğunuhattaprojeyle ilgili bilgi paylaşımı olan bir çok internet sitesi ve mailgrubuolduğunu gördüm. Digi-Security-Service@yahoogroups.com da bunlardanbirisive bu konuyu işlemiş olduğundan bu gruba göndermeyi ve başımagelenleriaktarmayı istedim.Böylece, bir güvenlik servisinin hakları Anayasa ile güvence altınaaldığısade bir vatandaşı üzerinde nasıl baskı kurmaya çalıştığını ve aynışeylerinbelkide bir çok insan için uygulandığını yada uygulanabilecekolduğunu daburada sizlere hatırlatmak isterim.Bu sözlerim aynı zamanda suç duyurusudur. Ve eğer grup içerisinde bukonudaaraştırma&soruşturma yapmak isteyen yetkililer varsa bu yazdıklarımıihbarkabul edip grup moderatörleri ile irtibat kurabilirler.Ancak önemli bir saptama yapmak isterim. Burada anlatılanlar "hassastakip"ten farklıdır. Internetten ve diğer kaynaklardan yaptığımaraştırmalarda"hassas takip" öğeleri tamamiyle kişinin fiziki kontrolünü içeriyor.Yanikişi fiziki olarak gerek ikametgahında gerekse diğer ortamlarındanefes alışverişine kadar kontrol ediliyor. Burada psikolojik öğeler sadecekişiyiaçmak yada çözmek için kullanılıyor. Zarflanarak kişide istenilenpsiko-ortam yaratılabiliniyor. Ama zihni fonksiyonları deşifreedilemiyor.Zihninden geçenler sesli düşüncelere çevrilemiyor.Ancak, zihin kontrolünde bu durum bir adım öteye götürülerek kişininseslidüşünceleri üzerinden daha önce bu grupta yazıldığı gibi farklıfarklıdavranış modelleri kurbana uygulanıyor ve psikolojik yapısı vealgılamalaraverdiği yanıtlarla tepkileri ve reaksiyonları ölçülerekkaydediliyor.Böylece kişiye uygun sorgu metodu da zaman içerisinde kurbandangelen bureaksiyonlarla belirleniyor. Böylece nerede doğru nerede yalansöylediğiniz,hangi durumlarda panik hangi durumlarda sevinç yada güven duygusuyaşadığınız kısacası tüm psiko-yanıt sisteminiz de sistem elamanlarıtarafından deşifre ediliyor.Bir örnek vermek isterim.Örneğin televizyon seyrederken sistem elemanları sizi açmak içinsorgulamayahazır olup olmadığınızı gerek işitsel olarak gerekse şuuraltıfrekanslarıile öğrenmeye çalışır.Bu bazen fiziki algılama olabilir.Mesela herhangi bir uzvunuz üzerinde yanma yada dokunma hissi, anikaşıntıyada ağrı, nabızda ani değişiklik gibi etkilere uğrar bu şekildesorulacakyada anlatmanızı istediğiniz konulara hazır olup olmadığınızölçülür.Algılamalarınız açıldığında yani sorguya hazır sorulanlara cevapverecekortama girdiğinizde televizyonda seyrettiğiniz film, haber yada göztemasıkurduğunuz herhangi bir obje üzerinden sizin o anda düşündüklerinizizihninizden sesli olarak geçirmenizi bekler böylece vereceğiniztepkileri vecevapları da komputerize etmiş olurlar. Eğer göz temasını kaçırır yadakanal değiştirirseniz sorguya cevap vermediğiniz için sizden cevapalanakadar bu devam ettirilir. Doğru yada yalan söylediğinizi vereceğinizreaksiyonlar belirlediğinden size yönelik davranış modelinigenişleterekhakkınızda olabildiğince bilgi almaya, ellerinde bulunan bilgilervasıtasıyla da değişik anahtar semboller üzerinde algılamalarvermeye devamederler.Anahtar semboller bu sorgulamanın en önemli rolüdür. Sürekli birkontroldeolduğunuzu hissettirmek için bulunduğunuz her ortama girebilir veseslialgılamalar (zarf) ile size takibinizde olduklarını deklareedebilirler.Kalabalık ortamlarda bile ki bir restoran, cafe gibi yerlerde dahivücutfonksiyonlarınızı kontrol ederek izleme altında olduğunuzu deklareedebilirler. Örneğin bana sistem elemanları tarafından aile veakrabalarımyanında denetim yapılmayacağı deklare edilmişti. Ancak yalnızbulunduğum herortamda kontrole maruz kaldım.Hatta proje hakkında ve yaşadığım bu işkence hakkında ilgili veresmiyetkili mercilere başvurum bile oldu. Yetkililere yaşadığım bukorkunçdeneyimi yazılı ve sözlü olarak anlatmama rağmen benimle konuyugörüşmegereği duymadılar ve iletişime geçmediler. Bunu da buradabelirtmekte faydagörüyorum.Geliştirdiğim savunma metodum ise yine bu grupta geçen günlerdeyazılanlarlaaynı.Bende kontrol edildiğim her an için kendimce kontroller yaparakhangianlarda aktif denetim altında olduğumu anlamaya çalıştım. Sistemelemanlarının, algılamalar yoluyla bana aktardıklarına bendealgılamalaryoluyla cevap vermeye ve almak istedikleri psiko-delilleri bozmayaçalıştım.Bir anlamda algılamalar savaşı oldu. Tesadüfleri kullanarak benikontroletmek isteyenleri şaşırtmaya ve hareketlerimden anlamlar çıkartmayayönlendirdim. Böylece system elemanları her hareketimden ki fizikselvepsikolojik delil çıkarmaya konsantre olduğundan değişik delilleralabilirlerdiye düşündüm.Bu amaçla zihnimde sığınacak limanlar ve samimiyet masaları kurdum.Yanifiziki ve psikolojik olarak almış oldukları delillerin doğru olupolmadığıyönündeki teyidini yine kendi oto kontrolüme bağlayarak sistemelemanlarını,tesadüfler kanalı ile kitlemeye / çözümsüzlüğe sürükledim. Aynızamandaağıza alınmayacak türde küfür ve aşağılamalarla kendi üzerimeçekmeye ve biraçıklarını aramaya ve iletişim kurmaya gayret ettim. Aklımdan çokdeğişikzaman ve mekanlarda çekilmiş ve hafıza alanımda kayıtlı olan yadaolmayanhayali imge, resim ve mizansenleri aklımdan o an geçirip bunu sistemelemanları alıyorsa bu yeni delillere gore nasıl reaksiyongöstereceklerinive davranış modelleri izleyeceklerini anlamaya çabaladım. Aynızamandasystem elemanlarının bu yeni delillere vereceği tepki de benimsystemelemanlarının hakkımda ki bilgilerini de anlamamı sağlıyordu. Zirabudelillere gore üzerime geleceklerini biliyordum. O zaman onlarındasavunmahattında bir gedik açıp bende proje hakkında daha detaylı bilgiyeulaşabilecektim.Projenin tümü delillendirilemeyecek yani ispatlanamayacak şekildetasarlanmıştır. Ve ancak ve ancak kamu güvenliğini sağlayan yetkilimercilerdenetiminde ve sahip oldukları ekipman ile tespit edilebilir.Bu tür cihazların sıradan bir çetenin yada bir grubun elindeolamayacağınıdüşünüyorum. Ve halen bu kontrol sistem elemanları tarafından devamettirilmektedir. Sanırım hayatım sona erene kadar da bu böyle devamedecekgibi görünüyor.Umarım, halen bu teknolojiyi ütopya olarak adlandırmaz veanlatılanlarıdezenforme bilgiler olarak görmezsiniz.Zira, en basit anlamda BİREYSEL HAYATIN GİZLİLİĞİ ve İNSANHAKLARININİHLALİ`ni konu olan ama bana göre İŞKENCE olarak tabir edebileceğimbuprojeyi hangi güvenlik servisi uyguluyorsa Allah`tan onları islahetmesinidiliyor, projeyi uygulayanları da Allah`a havale ediyorum.Bu söylediklerimi kurgu olarak görenler için www.google.com.tradresindenzihin kontrolü yada mind control ismiyle araştırmalarını öneririm.Teşekkürler;A.A.
Merhaba benim adım A.A. Uzun bir süreden beri zihin kontrolü projesiile sistem elemanları tarafından kontrol ediliyorum. Benim buradaanlatacaklarımşu anda bazı yetkililer tarafından halen komplo teoremi yadadezenformasyon olarak adlandırılsa da tüm proje gerçektir.Bireyleri manipüle etmek ve kontrolleri altına almak için değişikgüvenlik servisleri farklı farklı yöntemleri kullanıyor ve bunlardanen önemli olanı bu proje.Bu projeye neden dahil edildiğimi bilmediğim halde projenin tümsafhalarını birebir yaşamış olduğumdan bunları BİREYSEL HAYATINGİZLİLİĞİ VE İNSAN HAKLARINA AYKIRI bulmamdan ötürü yaşadıklarımıpaylaşmaya karar verdim.Öncelikle şunu bilmenizde fayda var. Bu projenin hazırlanışı,uygulanışı ve sonuçlandırılması tamamiyle uzman ve profesyonelekipler tarafından organize edilmektedir. Üstüne üstlük projeninhalihazırdaDEVLET SIRRIkapsamında gizli birteknoloji olmasından ve projeye benim gibi dahil edilen diğerkurbanların da aynı psikolojik baskı süreçlerini yaşamışolmalarından ötürü projeyle ilgiliyapılacak açıklamaların önünü kapatmak için kurban yada kurbanlarucu şizofreni yada aneksiyete bozukluğuna varan hastalıklarauğratılmaktadır.Böylece DEVLET SIRRI kapsamında ve pahalı bir gizli teknolojiksırrın dagüvenliği sağlanabilmektedir.Projenin işleyiş teması son derece basittir. Kurbanın seslidüşüncelerinano-teknolojik cihazlarla çözümlenerek bir bilgisayar ortamınakaydedilmekte. İstenirse sadece kurbanın duyabileceği tonlarda dahadoğrusuanlayabileceği tonlarda verilen alçak frekanslarla da iletişimkurulabilmektedir. Bu şekilde kurban hem işitsel olarak hemde diğeralgılamametodlarıyla sorgulanmaktadır.Kurban yalnızken bulunduğu ortamda düşüncelerini komputerize edensistemelemanları kurbandan aldıkları verilere dayanarak kişiyiaçmak/deşifre etmekiçin değişik sorgulama yöntemlerini uygulamaktalar. Kişinin hemfiziki hemdezihni fonksiyonlarını devralarak kişide yılgınlık, bezginlik, panikgibiduyguları kullanabiliyor, ağır bir psikolojik baskı halindetutabiliyorlar.Kurbanın vücudu üzerinde tam bir hakimiyet kurarak vücudununistenilenbölgesinde yanma, kaşıntı, uzuv tahrişi, nabızda ani değişiklik gibitıbbimotor fonksiyonlarını kullanarak aynı zamanda fiziki işkence deuygulayabiliyorlar.İkametgahında yada işyerinde farklı algılamalar vermek suretiyle kibunlariçerisinde televizyonda seyrettiği bir filmin dublajında farklımetin dışıanlatımlar, anlamsız şuuraraltı sesleri, uzuv üzerinde algılamavererekkişinin sesli düşüncelerinden gelen deşifrasyona göre değişikmetodlarıkullanabiliyorlar.Ancak, tüm bunlar elektro-manyetik şekilde uygulandığından ve bunuuygulayanların böyle pahalı ve devlet sırrı kapsamında bir projeyiuygulamışolduklarından hangi servislerin bu projeyi halihazırda yürüttüklerisanırımtahmin edersiniz.Zira, basit derin devlet çetelerinde bu tür cihazların bulunmasınınmümkünolamayacağını söylersem herhalde abartmış olmam.Proje aslında pratik olarak son derece basit bir temeldayanmaktadır.Kişinin zihninden geçen sesleri kompüterize ederek gelen verilerüzerindenkişinin psiko-yapısını kontrol etmek ve kurbanı sorgulamaktır. Bunuyaparkensistem elemanları tamamen kurban üzerinde tam hakimiyet kurmakiçindekurbanın zihnindeki verileri almaya veya almak içinzorlamaya/yönlendirmeyeçalışmaktadırlar.Böylece kurban tam anlamıyla kurgusal bir moda girerek hem fizikihemdepsikolojik olarak yıkıma uğramaktadır. Bu projenin güvenliğinin deen büyükteminatı projeye kurban gidenlerin proje esnasında uğradıklarıpsikolojikişkence sonrasından yaşadıkları travmadır. Hatta bazı durumlardakurbanlarbu ağır psikolojik baskılara dayanamadığından benim gibi intiharadahiteşebbüs etmiştir.Projeye dahil olduktan sonra internet üzerinden yaptığım araştırmadakurbanolarak yalnız olmadığımı aynı kaderi paylaşan bir çok insan olduğunuhattaprojeyle ilgili bilgi paylaşımı olan bir çok internet sitesi ve mailgrubuolduğunu gördüm. Digi-Security-Service@yahoogroups.com da bunlardanbirisive bu konuyu işlemiş olduğundan bu gruba göndermeyi ve başımagelenleriaktarmayı istedim.Böylece, bir güvenlik servisinin hakları Anayasa ile güvence altınaaldığısade bir vatandaşı üzerinde nasıl baskı kurmaya çalıştığını ve aynışeylerinbelkide bir çok insan için uygulandığını yada uygulanabilecekolduğunu daburada sizlere hatırlatmak isterim.Bu sözlerim aynı zamanda suç duyurusudur. Ve eğer grup içerisinde bukonudaaraştırma&soruşturma yapmak isteyen yetkililer varsa bu yazdıklarımıihbarkabul edip grup moderatörleri ile irtibat kurabilirler.Ancak önemli bir saptama yapmak isterim. Burada anlatılanlar "hassastakip"ten farklıdır. Internetten ve diğer kaynaklardan yaptığımaraştırmalarda"hassas takip" öğeleri tamamiyle kişinin fiziki kontrolünü içeriyor.Yanikişi fiziki olarak gerek ikametgahında gerekse diğer ortamlarındanefes alışverişine kadar kontrol ediliyor. Burada psikolojik öğeler sadecekişiyiaçmak yada çözmek için kullanılıyor. Zarflanarak kişide istenilenpsiko-ortam yaratılabiliniyor. Ama zihni fonksiyonları deşifreedilemiyor.Zihninden geçenler sesli düşüncelere çevrilemiyor.Ancak, zihin kontrolünde bu durum bir adım öteye götürülerek kişininseslidüşünceleri üzerinden daha önce bu grupta yazıldığı gibi farklıfarklıdavranış modelleri kurbana uygulanıyor ve psikolojik yapısı vealgılamalaraverdiği yanıtlarla tepkileri ve reaksiyonları ölçülerekkaydediliyor.Böylece kişiye uygun sorgu metodu da zaman içerisinde kurbandangelen bureaksiyonlarla belirleniyor. Böylece nerede doğru nerede yalansöylediğiniz,hangi durumlarda panik hangi durumlarda sevinç yada güven duygusuyaşadığınız kısacası tüm psiko-yanıt sisteminiz de sistem elamanlarıtarafından deşifre ediliyor.Bir örnek vermek isterim.Örneğin televizyon seyrederken sistem elemanları sizi açmak içinsorgulamayahazır olup olmadığınızı gerek işitsel olarak gerekse şuuraltıfrekanslarıile öğrenmeye çalışır.Bu bazen fiziki algılama olabilir.Mesela herhangi bir uzvunuz üzerinde yanma yada dokunma hissi, anikaşıntıyada ağrı, nabızda ani değişiklik gibi etkilere uğrar bu şekildesorulacakyada anlatmanızı istediğiniz konulara hazır olup olmadığınızölçülür.Algılamalarınız açıldığında yani sorguya hazır sorulanlara cevapverecekortama girdiğinizde televizyonda seyrettiğiniz film, haber yada göztemasıkurduğunuz herhangi bir obje üzerinden sizin o anda düşündüklerinizizihninizden sesli olarak geçirmenizi bekler böylece vereceğiniztepkileri vecevapları da komputerize etmiş olurlar. Eğer göz temasını kaçırır yadakanal değiştirirseniz sorguya cevap vermediğiniz için sizden cevapalanakadar bu devam ettirilir. Doğru yada yalan söylediğinizi vereceğinizreaksiyonlar belirlediğinden size yönelik davranış modelinigenişleterekhakkınızda olabildiğince bilgi almaya, ellerinde bulunan bilgilervasıtasıyla da değişik anahtar semboller üzerinde algılamalarvermeye devamederler.Anahtar semboller bu sorgulamanın en önemli rolüdür. Sürekli birkontroldeolduğunuzu hissettirmek için bulunduğunuz her ortama girebilir veseslialgılamalar (zarf) ile size takibinizde olduklarını deklareedebilirler.Kalabalık ortamlarda bile ki bir restoran, cafe gibi yerlerde dahivücutfonksiyonlarınızı kontrol ederek izleme altında olduğunuzu deklareedebilirler. Örneğin bana sistem elemanları tarafından aile veakrabalarımyanında denetim yapılmayacağı deklare edilmişti. Ancak yalnızbulunduğum herortamda kontrole maruz kaldım.Hatta proje hakkında ve yaşadığım bu işkence hakkında ilgili veresmiyetkili mercilere başvurum bile oldu. Yetkililere yaşadığım bukorkunçdeneyimi yazılı ve sözlü olarak anlatmama rağmen benimle konuyugörüşmegereği duymadılar ve iletişime geçmediler. Bunu da buradabelirtmekte faydagörüyorum.Geliştirdiğim savunma metodum ise yine bu grupta geçen günlerdeyazılanlarlaaynı.Bende kontrol edildiğim her an için kendimce kontroller yaparakhangianlarda aktif denetim altında olduğumu anlamaya çalıştım. Sistemelemanlarının, algılamalar yoluyla bana aktardıklarına bendealgılamalaryoluyla cevap vermeye ve almak istedikleri psiko-delilleri bozmayaçalıştım.Bir anlamda algılamalar savaşı oldu. Tesadüfleri kullanarak benikontroletmek isteyenleri şaşırtmaya ve hareketlerimden anlamlar çıkartmayayönlendirdim. Böylece system elemanları her hareketimden ki fizikselvepsikolojik delil çıkarmaya konsantre olduğundan değişik delilleralabilirlerdiye düşündüm.Bu amaçla zihnimde sığınacak limanlar ve samimiyet masaları kurdum.Yanifiziki ve psikolojik olarak almış oldukları delillerin doğru olupolmadığıyönündeki teyidini yine kendi oto kontrolüme bağlayarak sistemelemanlarını,tesadüfler kanalı ile kitlemeye / çözümsüzlüğe sürükledim. Aynızamandaağıza alınmayacak türde küfür ve aşağılamalarla kendi üzerimeçekmeye ve biraçıklarını aramaya ve iletişim kurmaya gayret ettim. Aklımdan çokdeğişikzaman ve mekanlarda çekilmiş ve hafıza alanımda kayıtlı olan yadaolmayanhayali imge, resim ve mizansenleri aklımdan o an geçirip bunu sistemelemanları alıyorsa bu yeni delillere gore nasıl reaksiyongöstereceklerinive davranış modelleri izleyeceklerini anlamaya çabaladım. Aynızamandasystem elemanlarının bu yeni delillere vereceği tepki de benimsystemelemanlarının hakkımda ki bilgilerini de anlamamı sağlıyordu. Zirabudelillere gore üzerime geleceklerini biliyordum. O zaman onlarındasavunmahattında bir gedik açıp bende proje hakkında daha detaylı bilgiyeulaşabilecektim.Projenin tümü delillendirilemeyecek yani ispatlanamayacak şekildetasarlanmıştır. Ve ancak ve ancak kamu güvenliğini sağlayan yetkilimercilerdenetiminde ve sahip oldukları ekipman ile tespit edilebilir.Bu tür cihazların sıradan bir çetenin yada bir grubun elindeolamayacağınıdüşünüyorum. Ve halen bu kontrol sistem elemanları tarafından devamettirilmektedir. Sanırım hayatım sona erene kadar da bu böyle devamedecekgibi görünüyor.Umarım, halen bu teknolojiyi ütopya olarak adlandırmaz veanlatılanlarıdezenforme bilgiler olarak görmezsiniz.Zira, en basit anlamda BİREYSEL HAYATIN GİZLİLİĞİ ve İNSANHAKLARININİHLALİ`ni konu olan ama bana göre İŞKENCE olarak tabir edebileceğimbuprojeyi hangi güvenlik servisi uyguluyorsa Allah`tan onları islahetmesinidiliyor, projeyi uygulayanları da Allah`a havale ediyorum.Bu söylediklerimi kurgu olarak görenler için www.google.com.tradresindenzihin kontrolü yada mind control ismiyle araştırmalarını öneririm.Teşekkürler;A.A.
ZİHİN KONTROLÜ VE SİSTEMATİĞİNE İLİŞKİN DETAYLAR...
ZİHİN KONTROLÜ VE SİSTEMATİĞİNE İLİŞKİN DETAYLAR...ŞEMA 2Değerli Grup Üyeleri,Sizlere önceki yazılarımızda Psikoloji biliminin istihbarikullanımı, istihbarat teknolojileri ve kullanılan teknolojilerdenbahsetmiştik ve SIG-INT diye adlandırılan sinyal istihbaratındandetaylı örnekler vermiştik. (bkz. Files/Military Intelligence) Dahaöncede bahsettiğimiz gibi istihbarat normal insanlar için dahadoğrusu bu konuda uzman olmayan kişiler için son derece karışık veanlaşılmazdır. Çünkü bilgi toplama özellikle bu işi gizli vehissettirmeden tamamen doğal normlara bağlı kalarak yapmak oldukçadeneyim bir o kadarda teknolojik ekipman, uzmanlık eğitimi ve ekipgerektirir. O nedenle diyebiliriz ki istihbarat bir beyin fırtınasıyada satranç hamleleriyle oynanan ve diplomasi sanatını da içinekatan karmaşık bir sistemler bütünüdür.Her devlet, sınırları içerisinde milli güvenliği sağlamak vehalkının güven ve huzur içerisinde hayatını devam ettirecek ortamısağlamak zorundadır. Bu anayasal bir zorunluluktur. Ancak devletleriçin, nasıl sınırları içerisinde rejime yönelik tehditler oluyorsasınırları dışında da kendi güvenliklerine yönelik bir takımittifaklar - tehditler çıkabilir. Bu nedenle otorite aynı güvenliğiyada önlemi sınırları dışında da kurmak durumundadır. İşte bu da hemsınırları içinde hem de sınırları dışında etkin, iyi organize olmuşve profesyonel kadrolar ile olur. Bu amaçla her devlet kendiistihbarat kadrosunu oluşturur. Bu kadrolar deneyimli ve uzmanekipler tarafından eğitilir.***Bu eğitimlere daha önce değinmiştik, bu nedenle detaylarıöğrenmek isteyenler “MESSAGES” kısmına başvurabilirler.İşte burada bahsedeceğimiz konu istihbaratın bugün geldiği noktayıbiraz daha iyi anlamamızı sağlayacak, günümüz teknolojisindeistihbarat toplamak amaciyle zihin kontrol (mind control)teknolojilerinin nasıl kullanıldığını-çalışma sistemlerini ve bağlıkalınan etik değerler ile prensipleri detaylı olarak inceleyeceğiz.Ama burada önemle bahsetmem gereken bir nokta var ki o da, şu andakullanımda olan bu sistem tamamiyle “Devlet Sırrı” kapsamındadır.Aynı zamanda bu sistemi kullanan gizli servisler kendi aralarındayapmış oldukları “Cosmic Aggreement” yani gizlilik anlaşmasıyla busistemin kullanımını belli prensiplere bağlamışlardır. Kısacasısadece belirli şartlar oluştuğunda bu sistemin kullanımına onayverilmektedir. Örnek vermek gerekirse, herhangi bir batılı servisbaşka bir dost servisin sınırları içerisinde “özel izin” olmadan buteknolojiyi kullanma yetkisine tabi değildir. Aksi davranışkullananlar hakkında hukuki takibata neden olur. Kullanılma yetkisiise, ancak milli güvenlik, espiyonaj-kontrespiyonaj, organize suçlaryada anti-terör gibi nedenlerden verilebilir.Benim bu sistemin detaylarından nasıl haberdar olduğumu ise şuşekilde açıklayabilirim.Birazdan aşağıda bahsedeceğim hususları bizzat her devresindekendimin de yaşamış olmam ve sistemi kullanan operatörlerinalgılamalarımı kullanarak benimle iletişim kurmak istemesi vedüşüncelerini benimle paylaşmak istemesi sayesinde olmuştur.Bir önemli nokta daha vardır ki o da kullanılmakta olan sisteminmadden delillendirilememesinin yani denetime alınan şahısların suçduyurusunda bulunamamasının asıl can alıcı noktasıdır.Nöro-magnetik taramaya maruz kalan şahısın tüm yaşadıkları sonderece doğal nedenlerden kaynaklanıyor gibi olmakta ve şahıs busorunlarını herhangi bir uzman psikiyatriste yada psikoloğaanlattığında kişinin şizofren yada depresif bir düşünce bozukluğutaşıdığı teşhisine varılmaktadır.Bunun sebebi ise basitçe şudur.Psikoloji bilimindeki gelişmelere paralel olarak elektronik-dijitalteknolojinin ve iletişim sistemlerindeki yenilikler de sürekligelişmekte ve ilerlemektedir.Böylece, insan zihninin çalışma sistemi, insan psikolojisinin hergün daha net bilimsel anlaşılır düzeye gelmesi sayesinde tamamiylekişilik – karakter tanılarının daha net ortaya konmasına, zaaflar,hobi-fobi ve diğer psiko faktörlerin bilimsel araştırmalarla doğrubir biçimde saptanmasına yol açmaktadır. Tabi, dijitalteknolojilerin gelişmesi, uydu-ses-görüntü-data verilerinin binlercekm öteden belli bir noktaya 0 veri kaybı ile iletilmesi gibisistemlerinde gelişmesi ile nihayet mind control projeleri de uzunbir süreden beri istihbarat-veri toplama amaciyle kullanılmaktadır.(bkz. Files / psikolojinin istibari kullanımı dosyası)Böylece kişi hem istihbari amaçla kullanılmakta ve tam olarakdenetlenmekte hemde yaşadıklarının gerçekliğine kendisi inansa dahi,uzman doktorlar tarafından tamamen sorunun kendisindenkaynaklandığına ikna edilerek ilaç tedavisine yönlendirilmektedir.Dolayısiyle şahıs zaten kendisine yapılan bu psiko-baskı’yı hiçbirşekilde madden delillendiremediğinden herhangi bir suç duyurusundada bulunma ihtimali kalmamaktadır. Kaldı ki kişi bunu denese bilezaten adli merciler tarafından tedavi görmesinden ötürü kendisineitibar etmemektedir.Aslında OYUNUN KURALI DA BUDUR. Kural, şahsın merak’ını tetiklemek,kendi kendisini sorgulatmak yada verilen algılama çervresindedüşünmesini sağlayamaya teşvik etmek ve sonuç itibariyle her hangibir maddi delil vermeden olabildiğince “nature” bilgi almaktır.Şimdi gelelim projenin sistematiğine...Bir cismin bioelektrik alanı uzaktan algılanabilir, böylece cisimlerbulundukları herhangi bir yerde denetlenebilirler. Özel EMFcihazıyla sistem operatörleri, kripto-şifre çözücüleri (EEG’lerden)üretilen potansiyelleri uzaktan okuyabilirler. Bunlar bir kişininbeyin durumlarina ve düşüncelerine kodlanabilir. Bu durumda kişi,uzak bir mesafeden mükemmel olarak denetlenir. İstihbaratpersoneli, “İşaret İstihbaratı”nın elektromanyetik tarama ağınınkadranında çevirerek, ülkedeki herhangi bir şahsa çevirir veİstihbarat teşkilatı’nın bilgisayarları o şahsı belirler ve günde 24saat takip eder. İstihbarat Teşkilatı, Türkiye’deki herhangi birşahsı seçebilir ve onu izleyebilir.İstihbarat Teşkilatı “İşaret İstihbarat”, “Uzaktan Nöral(Sinir)Denetimi ve Elektronik Beyin Bağlantısı” için, “Elektro ManyetikBeyin Uyarılması”nı kullanmaktadır. (İonlaşamayan elektro manyetikalan) radyasyonu üzerine, nörolojik araştırmayı ve bioelektirikaraştırma ve gelişmeyi içeren 1950’li yılların MKULTRA programındanberi, “Beyin Uygulaması” gelişme hâlindedir.Elde edilen gizli teknoloji, Ulusal GüvenlikArşivlerinde, “Radyoaktifliği ve nükleer patlmaları içermeyen veçevrede bulunan bir kaynaktan istemeyerek (kasıtlı olmayan birşekilde) yayılan elektromanyetik dalgalardan oluşan bilgi” olaraktanımlanır ve “Işinim İstihbaratı” olarak sınıflandırılır. İşaretİstihbaratı, Amerika ve dost ülkeler yönetiminin diğer elektronikmücadele programları gibi, bu teknolojiyi de, gizli olarakyürütmekte ve muhafaza etmektedir. İstihbarat Teşkilatı, buteknoloji ile ilgili mevcut bilgileri denetlemekte ve bilimselaraştirmalari halktan gizlemektedir. Aynı zamanda bu teknolojiyigizli tutmak için uluslar arası istihbarat anlaşmalari da vardir.İstihbarat teşkilatı bilgisayarında üretilen beyin planlaması,beyindeki elektriksel faaliyetleri sürekli olarak denetlemektedir.Ulusal Güvenlik gayesiyle istihbarat teşkilatı, binlerce insanınferdî beyin haritalarını kaydetmekte ve şifrelemektedir. Elektromanyetik alanla “Beynin Uyarılması”, beyin-bilgisayar bağlantısınısağlamak için, meselâ, askerî savaş uçaginda ordu tarafindan gizlicekullanılmaktadır.Elektronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrikfaaliyetleri, kurbanın sözlü düşüncelerine çevrilebilir. Kulağıdevre dışı bırakarak, ses haberleşmesinin dogrudan beyne gitmesinisaglayarak, Uzaktan Nöral Denetim, şifrelenmiş işaretleri, beyninişitme korteksine gönderebilir. İstihbarat ajanları bunu, paranoidşizofreninin karakteristiği olan işitsel halisünasyoları taklidederek, kurbanların gizli olarak takatini kesmek içinkullanabilirler.Kurbanla herhangi bir temas olmaksızın, Uzaktan Nöral Denetim, birkurbanın beynindeki görsel korteksteki elektirik faaliyetleriniplanlayabilir ve kurbanın beynindeki tasvirleri (görüntüleri) birvideonun monitöründe gösterebilir. İstihbarat ajanları kurbanıngözlerinin gördüğü her şeyi görürler. Görsel hafıza da görülebilir.Uzaktan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri atlayarak (devredışı bırakarak), doğrudan görsel kortekse görüntü gönderebilir.İstihbarat ajanları, beynin programlama gayesi için, gözetimaltındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntüyerleştirmek için bunu kullanabilirler.Birleşik Devletlerde, 1940’lı yıllardan beri, İşaret İstihbaratı ağıvardır. NSA’nın Ft. Meade’de kişileri izlemek ve bunlarınbeyinlerindeki işitsel-görsel bilgileri -tecavüzkar olmayan birbiçimde- denetlemek için kullanılan iki yönlü geniş bir, UzaktanNöral Denetim sistemi vardır. Bu işlerin tümü, kişiyle fizikî birtemas olmadan yapilir. Uzaktan Nöral Denetim metodu, gözetim ve yurtiçi istihbarat için esas metodtur. Konuşma, üç boyutlu ses veşuuralti ses, kişinin beyninin işitme korteksine (kulaklari by passedilerek) gönderilebilir ve görntüler görsel korteksin içinegönderilebilir. Uzaktan Nöral Denetim, kişinin algılarını, ruhdurumunu ve motor kontrolünü degiştirebilir.Konuşma korteksi / işitsel korteks baglantısı, istihbarat toplumuiçin esas haberleşme sistemi oldu. Uzaktan Nöral Denetim, görsel-işitsel beyin ile beyin arasında veya beyin ile bilgisayar arasındatam bir bağlantıya izin verirNSA-SIGINT (Ulusal Güvenlik Teşkilatı İşaret İstihbaratı) insanbeyninden yayılan 5 miliwottluk ve 30-50 Hz’lik uyandırılmışpotansiyellerin şifrelerini digital olarak çözerek, insan beynindekibilgileri uzaktan ve (tecavüzkar olmayacak bir biçimde) denetlemekiçin hususi yeteneklere sahibtir.Beyindeki nöral hareketlilik değişen bir manyetik akıya sahib olandeğişen bir elektirik özellik yaratır. Bu manyetik akı 30-50 Hz’likve 5 milimetrelik sürekli bir elektromanyetik dalga çıkarır.Beyinden gelen elektromanyetik emisyonda ihtiva edilenşeyler “uyandırılan potansiyeller” olarak adlandırılan (enserler vedesenlerdir.). Her düşünce, reaksiyon, motor kumandası, işitselolaylar ve görsel görüntü için beyindeki bir “uyandırılmışpotansiyel” veya “uyandırılmış potansiyeller kümesi” karşiligivardir. Beyinden yapilan EMF emisyonunun şifreleri, beyninde geçerlifikirler, düşünceler, görüntüler ve sesler haline gelmesi için,çözülür.NSA SIGINT, bilgileri (sinir sistemi mesajları gibi) istihbaratajanlarına aktarmak ve gizli operasyon yapılacak kişilerinbeyinlerine (onlar tarafından farkedilemeyecek bir şekilde) aktarmakiçin, bir haberleşme sistemi olarak EMF ile aktarılan BeyinUyarılması’nı kullanmaktadır.EMF ile Beynin Uyarılması, sonuçta beynin nöral devrelerinde ses vegörsel olayların oluşması için beyindeki uyarılacak potansiyelleri,kobayları tetiklemek için şifrelenmiş ve pulslanmış karmaşıkelektromanyetik işaretler göndererek çalışır. EMF ile BeyinUyarılması kişinin beyin hallerini değiştirebilir ve motorkontrolünü etkileyebilir.İki yönlü elektronik Beyin Bağlantısı, sesi (kulakları by passederek) işitsel kortekse aktarırken ve donuk (belirsiz) görüntüleri,(optik sinirleri ve gözleri by pass ederek), görsel kortekseaktarırken, nöral görsel-işitsel bilgileri uzaktan kumanda ederek,yapılır. Görüntüler beyinde sabit olmayan iki boyutlu ekrandaki gibizuhur eder.İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı gelişmiş tüm istihbaratservisleri personeli için esas haberleşme sistemi haline gelmiştir.(Bu servislere ülkemiz serevislerini de ekleyebiliriz) Uzaktan NöralDenetim (RNM, insan beynindeki bioelektirik bilginin uzaktandenetimi) esas gözetim sistemi hâlini almıştır. Bu Batılı Devletlerİstihbarat Topluluğu’nda sınırlı sayıdaki ajan tarafındankullanılmaktadır.İŞLEYİŞ TEKNİĞİRNM her belirli beyin bölgesinin rezonans frekansının şifresininçözülmesini gerektirir. Bu frekans, daha sonra beynin bu özelbölgesine bilgi yüklemek için, değiştirilir. Değişik beyinbölgelerinin tepki gösterdiği (cevap verdiği) frekans 3 Hz ile 50 Hzarasında değişmektedir. İşaret İstihbaratı, sinyalleri bu bandaralığında değiştirirler. (Şema 4’e bakın). Bu değiştirilmiş bilgi,şuuraltı seviyesinden algılanabilir seviyeye kadar değişenyoğunluklarda, beyine yerleştirilebilinir. Her insan tekbioelektirik rezonans / entrainment frekansları kümesine sahibtir.Bir insanın beynine diğer bir insanın işitsel korteksininfrekansında işitsel bilgiler gönderme bu işitsel bilgininkavranılmaması sonucunu verecektir.Ben RNN (Uzaktan Nöral Denetim)’den, İstihbarat teşkilatının,İstanbul’daki “sig-int istasyon” grubuyla iki yönde RNM temasıkurarak haberdar oldum.Onlar, uzun bir süreden beri hedefi tedirgin etmek için 3 boyutluRNM sesini doğrudan doğruya beyinde kullanmaktadırlar. Sistemoperatörleri grubunun İstanbul’da günde 24 saat çalışan, oldukçafazla çalışanı vardır. Hedefi tecrit etmek için hedefle temastabulunan ve beyinleri gizlice dinlenen kişilere de sahiptiler.Uzaktan RNM CihazlarıNSA’nın RNM donatısı izlenen kişilerin beynindeki uyandırılanpotansiyelleri (EEG’leri) uzaktan okuyabilir, ve onların verimlerini(performanslarını) etkilemek için sinir sistemi aracılığıyla mesajgönderebilir. RNM elektronik olarak bireyleri teşhis edebilir veonları bulunduğu ülkede ki herhangi bir yerde izleyebilir. Budonatı, bir şebeke (ağ) üzerindedir ve yurt içi istihbaratoperasyonları, yönetim güvenliği ve bioelektrik mücadele durumundakullanılırlar.Metropol Alanlarında Nokta GörevlileriHer bölgede on binlerce kişi, İstihbarat personeli tarafindan gizlikontrol için teşhis edilen kişileri (bazen bilmeyerek) takip vekontrol etmek için, mahalle /işyeri casusu ve nokta görevlisi(muhbir) olarak çalişmaktadır.Büro dışında çalışan ajanlar, binlerce kişiyi izleyen noktagörevlileriyle (muhbirlerle) sürekli haberleşme içindedirler. Uzakbölgelerdeki ofislerde çalışan istihbarat ajanları, gözlemlenenkişiyle temas halinde bulunan ve halk içinde tesbit edilen herhangibir kişiyi (RNM’yi kullanarak) ânında teşhis edebilir.Şema1 de de gördüğünüz gibi nöro-magnetik taramaya maruz kalan kişi18 temel reaksiyon (çok genel hatlarıyla 18) yaşamaktadır. Genelolarak taramaya maruz kalan kişi, istem dışı olarak sistemiuygulayan operatörler tarafından bu reaksiyonlar ve nöro-magnetiksaldırılarla kontrol altına alınmak istenmektedir.ŞEMA2Yukarıda Şema2 de görüldüğü gibi nöro-magnetik taraması yapılankişiler ilkönce psikolojik olarak hazırlanmakta, mikro dalga sesler(akustik ses iletimi), tıkırtılar (mekanizma tarafından binlerceefekt kullanılabilir), bıkkınlık hissi verme, gazete, dergi, yazılıdoküman, televizyon (en sık kullanılan), reklamlar, dedikodu,söylenti, sosyal ve iş ilişkileri gibi materyalleri ve argümanlarıkullanarak kontrol altına alınacak kişiyi tamamen psiko-kontrolaltına almaya çalışırlar. Kişiyi sosyal ortamdan ve ilişkilerdensoyutlayarak tam bir yalnızlaştırma politikası izlerler. Kişiyikendi personelleri ile kalabalık psikolojisi oluşturmak suretiyleaşağılayarak, asılsız söylentiler yayarak kendi denetimlerine vekontrollerine almaya çalışırlar.Tabi bunu yaparken kişiye bilinçaltı mesajlar vererek tamamen “sanaöyle geliyor” tezini çok iyi uygularlar. Böylece kişi hem bu nöro-magnetik saldırılardan haberdar olmuş olur hemde ucu şizofreniyeyada düşünce bozukluğuna gidecek şekilde ağır bir kurgusal modagirmiş olur.Böylece kişi sürekli kendi kendini sorgular ve “acaba ben neyaptım”, “ne gibi bir suç işledim”, “benden ne istiyorlar” ve bunabenzer binlerce soruyu kendisine sormaya aslında hiçbir mantıklıcevabı olmasada kendisinde bu soruların cevabını aramaya başlar. Busistemi kullanan uzman bilim adamlarının zaten asıl amaçladıklarısonucun bir gereğidir. Yani kişiyi kendi kendine sorgulatmak veböylece kendisi hakkında tüm gerçekleri yada öğrenmek istedikleri –bilgi almak istedikleri konuyu bu şekilde şahsın düşünce, işitsel vegörsel korteksi vasıtasıyla elde etmektir.Şema 2 de belirtildiği gibi kişi eğer kamuya açık alanda ise sistemeait elemanlar vasıtasiyle zarflanır. Yani bilinçaltı mesajlarverilerek algılamalarının açılması sağlanır. Deyim yerindeysekendisinin izlendiğinin ve zihninin dinlendiğinin imajı – algılamasıkabul ettirilir. Şahıs evine döndüğünde eğer başka bir yolu yok ise(tv, radyo gibi iletişim araçları yok ise) mikro dalga ses iletimiile bu zarflamalar devam ettirilir. Böylece algılaması açılan kişiverilen “anahtar kelimeler yada görüntüler” yolu ile kişidenöğrenilmek istenilen konu hakkında hem sesli hemde görsel bilgialınmaya çalışılır.. Genelde kişi yalnız ise tamamen çevresel vedoğal olarak adlandırılabilecek türde algılamalar verilir. (doğalortamdan ayırılamayacak tarzda ve stilde)Örneğin bir nesnenin hiçbir neden yokken kayıyor gibi ses çıkarması,bir objenin üzerine ince bir nesne ile dokunularak tıkırdatmasesinin çıkarılması (genellikle tv olan odada tv üzerinde tıkırdatmayapılır ki aslında size oldukça doğal gelen bu sesler cihazınhafızasında bulunan binlerce efekt’ten biridir...), dışarıdankontrol altında tutulan kişinin duyabileceği tonda serbestçağrışımlar yaparak imalı sözler veya benzeri davranışlar, veyaherhangi bir konu hakkında düşünüyorsanız o konu hakkında sizesistem elemanları tarafından işitsel temas yapılması. Örneğinaklınızdan sayısal lotodan büyük ikramiye geçirdiğinizde sistemelemanları “bizi de gör” gibi tamamen size normalde ütopik gelecekgerçeklikte ancak tamamiyle doğal olarak sanki başka birine ithafenyapılmış gibi sizinle iletişim kurarlar. Aslında bunların hepsimizansendir ve sizin operatörler tarafından verilen mizansenlerevereceğiniz işitsel-görsel ve zihinsel reaksiyonlarınız tespit vekontrol edilmektedir.Sizi tamamen nöro-psikolojik ve fiziksel kontrole aldıklarındansizin, size operatörler tarafından verilen anahtar-sembol kelimelereyada konulara vereceğiniz tepkiyi sürekli ölçerler. Ama öncelikleoperatörler projenin başlangıcında sizi tamamiyle pskolojik birsüzgeçten geçirirler ve karakterinizi, inançlarınızı, esprianlayışınızı, fobilerinizi-hobilerinizi, düşünce sisteminizi,kısacası tüm psikolojik yapınızı tespit ederler. Sizin yapınızauygun bir nöro-atak taktik davranış modeli oluştururlar. Böyleliklesize verecekleri algılamalarda sizin verilen algılamaya görehareketinizden (örneğin nefes almanızdaki sıklık, ani terlemenizyada doğal davranış kalıbınıza aykırı bir hareket gibi) sizin okonuya nasıl bir tepki vereceğiniz ölçülür. Analizini yaptıklarındasizin samimiyetinizi daha doğrusu doğru söyleyip söylemediğinizianlamış olurlar. Algılamalarınızdan aldıkları tepkiselreaksiyonlarınızı psikolojik delil dosyası altında muhafaza ederler.Örnek vermek gerekrise eğer siz diyelimki bir yabancı bir gizliservis elemanı iseniz böylelikle sizi “angaje” edebilecekleri yanikendi taraflarına çekebilecekleri “yaklaşma zamanını” da ustalıklaöğrenmiş olur ve kullanabilecekleri ortamı yaratmış olurlar. Tabiher hareketinizi de önceden detaylı bir şekilde öğrenmeleri decabası... Bu işlemler sırasında;• Şahıs tamamen yalnızdır,• Düşüncelerinde kesinlikle mahremiyet yoktur,• Gizli bir plan yapamaz. Düşüncelerinde yalnız kalamaz,• Fiziksel ve psikolojik baskılara maruz kalıyor,• Aşağılanıyor ve hakarete maruz bırakılıyor,• İtibarı yok ediliyor,• Usanç-sıkıntının nasıl ve kimden geldiğini anlayamıyor,• Neden bunları çektiğini bilemiyor,• Delilikle suçlanıyor ve kuruntu yaptığı söyleniyor.(Yukarıda da belirttiğim gibi projenin asıl amacı kişiyi denetimealsalar bile kişi kesinlikle uğradığı taramanın normal bir sonucuolan şizofren-depresif bir komplikasyon yaşamış oluyor. Kısacasıkişinin merak dürtüsünü tetikleyerek hiçbir maddi delil vermedendetaylı bir bilgi alabiliyorlar.)• Ve son olarak kişi kaçamıyor, saklanamıyor, gerçekleridelillendiremediğinden her hangi bir suç duyurusunda bulunamıyor vegrup tarafından anti-demokratik bir uygulama ile anayasal hakkıbizzat sistem operatörleri tarafından çiğneniyor.İşte asıl paradoks da burada başlıyor.Zira görevi güvenlik olan sistem elemanları, ellerindeki teknikimkanları güvenlik amacı ile kullanmak yerine, etik değerleri vetemel prensipleri es geçerek, gücü kullanmanın eşsiz hazzıylabelirlenmiş kurallar yerine, kendi insiyatiflerini kullanma durumunageliyorlar. Dolayısiyle son derece objektif olmaları gerekendurumlarda kendi hissiyatları ile hareket edebiliyor, subjektiftavırlar alabiliyor ve gelen algılamaları zaman zaman yanlışdeğerlendirebiliyor ve yanlış analizler yapabiliyorlar. Yani biranlamda analiz yanlış olduğunda üretilen ürün de ilgili mercilerehatalı ulaşabiliyor ve doğal olarak yanlış kararlar verilebiliyor.İşte aslında bizim bir yerde vermek istediğimiz mesaj aslındabudur...Acaba biz halkımızın güvenliği için kendi insanlarımızabunları yaşatmalı mıyız ? Ne kadar objektif ve hukuki temele bağlıkalabiliriz. Düşünmek temel insan hakkı ise başka bir gücün kontrolüiçin ne gibi bir hukuki-demokratik gerekçe oluşmalıdır. Sorulmasıgereken asıl soru budur...Şema 3Şema 3 te bu sistemin çok basit şekilde bir çizimi bulunuyor. Buradada görüldüğü üzere kişi evinden rahatlıkla mikro dalga algılayıcılarile taranıyor. Düşünceleri, zihninde oluşturduğu görüntüler veanıları kısaca tüm hayatı özel nöro sistem ve EEG izsürücülervasıtası ile nano-teknolojik PC’lere depolanıyor.ŞEMA4Şema 4 te, bu sistemin 1974 yılında projenin mimarlarından SHARP’ınteknik çizimi bulunuyor. Ses frekans modülatörünü uzak ve gizliyerden kullanarak kafatası içinde “ses” oluşturmak için sessizhipnoz (FM dalgaları ile). Daha fazla bilgi için Files menüsündemind control dosyası altında bulunan Sculptor Theory’yebakabilirsiniz.ŞEMA5Şema5’te “brain control police” zihin kontrol polislerinin hedefinasıl kontrole aldığına dair basit bir çizim bulunuyor. Öncelikle bumekanizmanın sistematiği, hedefi sürekli algılama dedektörlerinin(brain sensor) aktif olarak kullanılabileceği yani kişinin sistemedevamlı surette on-line kalabileceği bir ortamın bulunduğu yerdebulunması gerektiğinden, kişi eğer kamuya açık bir yerde bulunuyorsamobil-brain control equipments ile sürekli “communicate” temassağlanır. Yani kişi sürekli kendi bilgisi olmadan mobil araçvasıtası ile takip edilerek sisteme on-line bağlantısı sağlanır.Mobil sisteme ulaşan veri, ana sistemle on-line olarak “currentdata” akışı sağlanır ve arşivlenir. Ve bilgi alınmak istenen konuyailişkin bilinçaltı mesaj servisi aktif olur ve kişinin konuhakkındaki bilgisi yine “keysemboller” vasıtası ile toplanmaya biranlamda delillendirilmeye çalışılır.Bu sırada tv üzerinde anlamsız tıkırdamalar, yerinden kıpırdamayansaksının sanki görünmez eller tarafından yerinin değiştirilmesineilişkin sesler, dışarıdan tanınmayan kişiler tarafından “bugünnasılsın ?”,”koç bu koç maşallahı var” gibi bir sürü bilinçaltızarflamalar gelir-gider Tabi bu işin esprisi. Ancak gerçekleri anlatırken konunun “ütopik”olması nedeniyle bir “alacakaranlık dizisi yada bir Hitchcock filmi”durumuna sokmak istemiyorum.Benim istediğim, yaşadıklarımı, sistem operatörleri ile aramdayaşananları, bir final günlüğü edasında, onların benimle kurmayaçalıştıkları iletişim-algılamalar ile bugün hangi noktaya geldiğimiolabildiğince objektif olarak ortaya koymak, yaşadıklarımı daha önceyaşamış olanlarla paylaşmak ve bu konuda araştırma yapmak isteyenaraştırmacılara bir ufuk düzeyi temin etmektir.Burada anlatılanları hiç bir web sitesinde yada yazılı yada görselkaynakta bulamazsınız. Zira anlatılanlar tecrübe edilmiş ve yaşanmışbir projenin detaylarına ilişkin sistematik anlatımı kapsamaktadır.Yukarıda bahsedilenler sizlere ütopik gelsede ne DEZENFORMASYON nedekurgudur. Tamamiyle yaşanmış ve hala bazı servislerinkişilerin/grupların üzerinde kurmak istedikleri kontrol yöntemlerineilişkin teknik bir tespittir.Bununla beraber ZİHİN KONTROLÜ orijinal adıyla MIND CONTROL yadaREMOTE VIEWING projesi hakkında bir çok web sitesi bulunmakta,sadece yahoo da 300'ü aşkın projeye ilişkin mail grububulunmaktadır. Ayrıca projenin mağdurlarının birbirleriylehaberleştikleri forumlarda da projenin şu anki uygulama detaylarıhakkında bilgiler bulabilirsiniz.UNUTMAYIN HEP TEKRAR ETTİĞİMİZ GİBİ BİR GİZLİ SERVİS ANCAK BULUNMAKİSTENİRSE BULUNABİLİR !O NEDENLE BU PROJE HAKKINDA MADDİ DELİL SAYILABİLECEK TÜRDE HİÇ BİRKANIT BULAMAZSINIZ !Söylediklerimize kulak tıkamayın ve birde konuya size yukarıdaanlattığımız çerçevede bakın...Saygı ve sevgilerimizle;Electro-Security & Digi-Security
ZİHİN KONTROLÜ & MIND CONTROL İLE İLGİLİ TEKNİK DETAYLARA KISA BİR
ZİHİN KONTROLÜ & MIND CONTROL İLE İLGİLİ TEKNİK DETAYLARA KISA BİRBAKIŞ !!!KURBANLARIN PROJEYE İLİŞKİN TESPİTLERİ !!!ZİHİN KONTROLÜ STEP’LERİ• ZİHİN FREKANS TESPİTİ• SES VE İMAJ İLE ALGILAMA AÇILMASI• DÜŞÜNCE SİSTEMİ VE İŞLEYİŞİNİN BELİRLENMESİ• PSİKO YÖNLENDİRME• MASKELEME• ENTERNEGİZLİ SERVİSLER, ANCAK BULUNMAK İSTENİRSE BULUNABİLİR !!!Farklı frekanstaki dalgalar farklı etkilere yok açıyor. Biyolojikmalzemede radyo frekans enerji (RFR) soğurulmasının en iyi bilinenetkisi ısınmaya yol açmasıdır. En fazla ısı artışı vücudun dışyüzeyi olan deri üzerinde ortaya çıkar ve yerel yanmalaroluşturabilir. Belirli bir seviyeden sonra kan damarları ciddimanada zarar görür ve bu sebeple iç organlarda kanamalar oluşur.Bazı organların aşırı ısınmadan dolayı zarar görmeleri mümkündür.Ayrıca vücudun çeşitli bölgelerine ameliyatla yerleştirilmişmetaller RFR’nin yoğunlaşmasına sebep olabilmektedir.Şuuraltına Gizlice Ekilen Tohumlarİnsan beynine el atan teknoloji sadece elektromanyetik dalgalarıkullanmakla yetinmiyor. Göz ve kulağın algı eşiklerine (alt ve üstsınırlar) çok yakın frekanslarda yapılan görsel ve işitsel yayınlar,beyin tarafından algılansa da tam manasıyla ‘şuurlaştırılamıyor’.İspatlanmış ve patenti bulunan bu teknik ile kişiye gizlicetelkinlerde bulunmak mümkün oluyor.Şuuraltı telkin için en iyi yöntem müziğin gerisine psiko-akustikdenilen özel metodlarla telkin mesajları kaydedilmesidir.‘Beyaz Ses’ denilen bu telkin mesajları East Joast mağazalarzincirinde mağazada sık karşılaşılan hırsızlık olaylarınınönlenmesinde denenmiştir. Mağazada çalan müziğin gerisine “Çalma,çok daha fazla alışveriş yap!” sözcüklerinin tekrar edildiği başkabir kayıt gizlenmişti. Bu sayede hırsızlık olaylarında %37 azalmaolduğu gözlemlendi ve bu hileli yolla mağaza ilk 9 ay içerisinde600.000 dolar elde etmiştir. Daha sonra sistemin kullanımıyasaklanıyor ve yasal işlem başlatılıyor.Prof. Türkkan benzer bir teknikle yapılan başka bir deneyi şöyleanlatıyor:“Çok eski olmayan bir başka yöntemin adı ‘subliminal conditioning’(bilinçaltını şartlandırma). Sinemaların birinde ekranda, gözüngöremeyecği kadar hızlı bir mesaj ‘flaş’ edilmiş: ‘Çık Coca Colaiste ve iç’. Film bitmeden salondan çıkıp büfeden Coca Colaisteyenler her zamankinin üç katı olmuş. Niçin Cola aldığısorulanlar: ‘Birden içimden Coca Cola içmek geldi’ demişler.Colorado Üniversitesi’nden Dr. Hal Becker bu denemesini saniyenin1/60’I kadar hızla yaptığını ve perdede 30 defa tekrarlandığınıbelirtmiş. Fakat reklamcılar bunu televizyonda uygulamak isteyincedevlet yasak koydu.”Beynin İçine Yollanan Sesler1974’te Joseph Sharp Washington DC’de bulunan bir askerî hastanedebir kişinin beynine başkaları duymadan ses göndermeyi başardı.Sharp’ın bu deneyi duyum eşiklerine yakın sesler göndererekgerçekleştirdiği söyleniyor. Bu teknikte kurban hipnotik mesajlargönderen hipnozcuya karşı koyamıyor, çünkü beyninin içine gönderilensesleri ‘şuurlu’ bir şekilde duyamıyor.‘Infrasound’ nedir? Infrasound güçlü, çok düşük frekanslı akustikdalgalardır. Duyabildiğimiz tüm ses, en düşük bas’tan en yüksektiz’e kadar 16 ilâ 20000 Hz arasındadır. Bu değerlerin altındaki veüstündeki sesler insan kulağı tarafından duyulamaz. Infrasound’lartanımı gereği 16 hz’in altındaki ses dalgaları olduğu için,kulağımızı ‘bypass’ eder (pas geçer), fakat bunlar vücudumuztarafından saf titreşimler olarak hissedilebilir.(8)Buna yaklaşık bir örnek olarak işitme engellilerin kulaklarınataktığı işitme cihazları gösterilebilir. Bu cihazlar dışarıdanaldığı sesi kulak kepçesinin arkasındaki kemiğe vuruş olarakiletirler. Bu cihazların sesten dolayı ürettiği vuruşlarıparmağınızın ucuyla dokunarak da hissedebilirsiniz.Hipnozla Beyin KontrolüUzaktan hipnozla programlanabilecek ve hipnoz esnasında bilinçleriniaşan emirlerle yönlendirilecek eşsiz istihbarat elemanları verilengörevleri yerine getirebilirlerdi. Hedefin itaat ettiği herhangi birhipnotik komut, hedefin görünürde kendi beyni içinde doğan fikriolarak kabul edilebilir; radyo frekans programlanması gelecekte,daha önce belirtilmiş bir vakitte bu komutu tetikleyebilir. Bunabenzer şekilde verilen emir, hiptonik telkinle bir kelime, resimveya başka bir sinyalle harekete geçirilebilir.BüyüKara büyü, Papaz büyüsü, Yahudi Kabbala teknikleri, Şaman büyülerive birçok büyü tekniği, psikotronik silahlara paralel olarakbulunulan bölgeye göre uzmanı bulunarak kullanılıyor.İslam kaynaklarından yeralan, ‘cinlerin insana aşırı keder, aniheyecan ve ani sevinç anları gibi vücut dengesinin bozulduğu ve dışaaçık olduğu anlarda daha kolay tesir edebildiği’ göz önündebulundurulursa, psikotronik silahların insanın hem ruhî hem defizikî dengesini bozarak insanı büyü ve cinlerin tesirine açık halegetirebilmesi açısından da ayrı bir fonksiyonu var.Hatta psikotronik saldırıları gerçekleştirenlerle cinleri ve büyütekniklerini kullananlar arasında herhangi bir iletişim veyaorganizasyon olması gerekmiyor; iki grubun ‘ortak bir düşmana’birbirleriden habersiz aynı anda saldırmaları mümkündür.CEZAEVLERİNDE BEYİN KONTROLÜCezaevlerinde beyin kontrolü işi, bu cihazların uzmanları, cezaevipersoneli ve bazı işbirlikçi mahkumların yardımıyla kotarılır.Tacizler esnasında genellikle yalnız olan kurban sadece kendisininduyabildiği ve nereden geldiği belli olmayan seslerle, düşünceleremüdahele ederek, tıkırtı, patlama ve çeşitli gürültülerle tacizediliyor.Gardiyanlar biraraya gelerek kurban üzerinde kalabalık psikolojisikurmaya çalışıyorlar. Kurban gardiyanların kendi aralarındakialakasız konuşmaları bile kendi üstüne alınıyor, onların sesleriniçok uzakta olmalarına rağmen duyabiliyor, daha doğrusu o seslerkurbana bazı aletler vasıtasıyla duyuruluyor, yahut kurbanın duyumeşiği genişletiliyor.Kurban radyo veya televizyondaki yayının aniden değiştiğini vespikerin ona küfrettiğini veya onu aşağıladığını duyuyor.
``Çek O Pis Ellerini Düşüncelerimden"(5)
``Çek O Pis Ellerini Düşüncelerimden"(5)
Kalem: AbartmanSonunda, derin bir ``ohh" çekebileceksiniz. Yazı dizimiz, bu bölümile sona eriyor. Taa en başında demiştik, ``uzun" diye. Aslınabakarsanız söylenebileceklerin binde biri söylendi. Bu bilebazılarına yetti ve yazı dizimizin gitgide paranoyak bir yaklaşımabüründüğü şeklinde yorumlar yapıldı. Gerçekten de endişelenmeliyiz.Kitle iletişim araçlarının gücü ile böylesine çepeçevrekuşatılmışken, örgütlenme, toplumsal bir yapı olarak böylesinedestekleniyor ve özendiriliyorken, birçok kişiyi yalnızca ``hırs veçıkar" yönetiyor ve biz masumlar, olup bitenler hakkında ince eleyipsık dokuyarak düşünmüyorken, endişelenmeliyiz! Endişelenmektehaklıyız! Beraber yaşadıklarımız bizim kadar masum değilken, onlargibi olmayı beceremiyorsak en azından üzerimize doğrulttuklarısilahlar konusunda bilgi sahibi olmalıyız. Bu bilgi biziendişelenmekten alıkoymayacak ise de, en azından savunmaduvarlarımızı nasıl inşa etmemiz gerektiği konusundaaydınlatacaktır.Eleştiri okları, savlananların hemen hemen herkes tarafındankullanılan yöntemlere yönelik suçlamalar olduğu şeklinde defırlatıldı. Evet, özellikle ikna teknikleri gerçekten, şöyle ya daböyle hepimiz tarafından kullanılıyor. Ancak, birisini ikna etmeyeçalışırken hangi mekanizmaları harekete geçirdiğimizi çoğumuzunbilmediğini de kabul etmeliyiz. Yöntemimizin ahlaki olup olmadığıkonusunda hüküm vermek elbette ki vicdanımızın görevi. Zaten, vicdandediğimiz denetim organına sahip olmayanlar amaçlarına ulaşmak için(o her neyse) her yolu kullanırlar ve emin olun, bir şekildeulaşırlar o hedefe. Vicdansızlığa genellikle, onursuzluk ve sağlambir mide eşlik eder. Yaşamda başarılı olmak için bunların temelbeceri olduğunu söylemek de abartı sayılmaz. Abartı sayılsa bile,unutmayın ki, bu satırları yazan kişi; Abartman!Sözü uzatmadan, beyin yıkama ve ikna teknikleri konusunda çağdaşgelişmeler ve teknolojik yaklaşımlara geçelim ve ``savunmaduvarlarımızın" gün geçtikçe nasıl inceldiğini gözleyelim.Bilinçaltı ProgramlamaBilinçaltı mesajlar sadece bilinçaltımızın algılayabileceği gizlitelkinlerdir. Bunlar, çalan müziğin gerisine gizlenen işitsel ya dabilinçli olarak algılanması mümkün olmayacak biçimde, bir resimle yada modelle bütünleştirilen görsel telkinler olabilir. Çoğu işitselbilinçaltı programlama kaseti düşük volümde kaydedilen sözlütelkinler içerir. Bu tekniğin verimliliğini sorguluyacak olursak,bilinçaltı telkinler algılanamıyorsa, etkili olamayacaklarınısöyleyebiliriz. Bu nedenle, işitme eşiğinin altında kaydedilentelkinler yararsızdır. En eski işitsel bilinçaltı telkin tekniğinde,müzik sesinin gerisine döşenen ve parametrik bir ekolayzerkullanmaksızın telkinlerin anlaşılmasını olanaksız kılan bir seskullanılır. Bu, patentli bir tekniktir.Telkinleri, müzikle aynı akor ve frekansta yansıtacak, müziğin birparçası gibi hissettirecek biçimde psiko-akustik olarak değiştirmeve sentezleme yöntemine dayanır. Ancak bu teknikle hazırlanmış birkayıtı, bilinçaltı telkinleri tespit etmek amacıyla incelemeniz,frekansla oynamanız hiç bir sonuç vermez. Tespit etmenin yoluyoktur! Diğer bir deyişle, telkin bilinçaltında hissedilse de, ensofistike ekipmanlarla dahi izlenmesi olası değildir.Her gün maruz kaldığımız propagandaları ve ticari manipülasyonlarıdüşündüğümde tüylerim ürperiyor. Dinlediğimiz müziğin gerisindenelerin gizlendiğin bilmenin ne yazık ki hiç bir yolu yok .Dinlediğimiz sesin gerisine ikinci bir sesin gizlenmesi mümkün. Dr.Wilson Bryan Key'in reklamcılık ve politika konusunda hazırladığıyazı dizisi, bu tekniğin özellikle gazete ve dergilerdekireklamlarda nasıl kötüye kullanıldığını ortaya koyuyor. Bilinçaltıprogramlama konusunda sorulabilecek en önemli soru şu: Gerçekten işeyarıyorlar mı? Büyük mağazalarda çalınan müziklerin gerisindebilinçaltı mesajlar veren programların sonuçlarına dayanarak bunusöyleyebiliriz. East Coast mağazalar zinciri, mağazada karşılaşılanhırsızlık olaylarında ilk dokuz ay içinde %37 azalma olduğunubelirtiyor. Bu mağazalarda verilen tek mesajın, satılan mallarınçalınmasını önlemeye yönelik olduğu söylense de gerçeği kimbilebilir ki? 1984'te teknik bir haber bülteninde (Beyin-ZihinBülteni) yazılan bir makale, Illinois Üniversitesindeki BilişselPsikofizyoloji Laboratuarı Müdürünün görüşlerine dayanarak, bilişseletkinliğimizin %99 kadarının bilinçsiz olabileceğini ortaya koyuyor.Bu uzun rapor şu sözlerle son buluyor: ``Bu bulgular, kilo vermeyeyönelik telkin kasetlerinin, hipnozun, nöro-linguistikprogramlamanın terapötik amaçlı kullanımı, vb. bilinçaltıprogramlama yaklaşımlarının etkisini onaylar niteliktedir".Kitlenin Kötüye KullanımıBilinçaltı programlamanın en fark edilmez biçimleri konusunda birörnek verelim. Büyük kalabalıkların karizmatik bir adamı dinlemeküzere bir araya geldiği mekanlarda bulunursanız, salona girdikten 20dakika sonra farklı bir bilinç düzeyine girip çıktığınızı farkedebilirsiniz (eğer çıkabilirseniz!). Dikkatli bir gözlemle, spontangösterilermiş gibi sunulan şeylerin aslında içine biraz sanatkatılmış manipülasyonlar olduğu anlaşılabilir. Bu manipülasyonlarınetkisi, gözler açık durumdayken trans durumunun yaratılmasınabağlıdır. Trans sağlamak için ise, saniyede 6-7 devirlik titreşimyaratan bir ses kullanılır. Genellikle, kapalı mekanlardahavalandırma mekanizmasının çıkarttığı sesin arkasına gizlenir butitreşim. İşte bu titreşim, dinleyicileri telkinlere hayli açık halegetiren alfa bilinç düzeyinin oluşumunu sağlamaktadır. Nüfusun %10-25'i, uyur gezerlik derecesinde bilinç düzeyi değişikliğineuğrayabilir. Konuşmacının telkinleri bu kişilerce potansiyel anlamdakomut olarak kabul edilir.VibratoBu konu VİBRATO'dan söz edilmesini gerekli kılıyor. Vibrato, vokalya da enstrümantal müziğin yarattığı titreşim etkisidir. Titreşiminyarattığı etki, insanların farklı bir bilinç düzeyine geçmesineneden olur. İngiltere tarihinin belli bir döneminde, sesleri bellibir titreşim düzeyini aşan şarkıcıların toplum önünde şarkısöylemesine, dinleyicilerin farklı bir bilinç düzeyine geçebileceği,özellikle de cinsel içerikli fanteziler kurmasına neden olabileceğigerekçesiyle, izin verilmezdi. Operaya giden ya da Mario Lanza gibişarkıcıları dinlemekten hoşlanan insanlar, şarkıcının sesininyarattığı bilinç düzeyi değişikliklerini iyi bilir.ELF'ler (Ekstra Düşük Frekans Dalgaları)Şimdi, edindiğimiz bilinç düzeyini biraz daha yükseltelim. Tümbunlara ek olarak, işitilmeyen ELF'ler de vardır. Bunlarelektromanyetik dalgalardır. ELF'lerden öncelikli olarakdenizaltılarla iletişimde yararlanılır. Saygın bir araştırmacı olanDr. Andrija Puharich, Birleşik Devletler hükümetini Rusların ELFkullanımı konusunda uyarmak amacıyla bir deney yaptı. Deneye katılangönüllülere, beyin dalgalarını EEG cihazıyla ölçmek üzere kablolarbağlandı ve sıradan bir sinyalin bile giremeyeceği metal bir odayakapatıldılar. Puharich, metal kaplama odada bulunan gönüllülere ELFdalgaları gönderdi ve bu dalgalar metalden geçebildi. Gönüllüler ELFsinyalinin gönderilip gönderilmediğinin farkında değildi. Puharichteknik ekipmanla gönüllülerin tepkilerini izledi. Metal odadakigönüllülerin %30'u 6-10 saniye içinde ELF sinyalini almıştı. Diğerbir deyişle, davranışlarında belli bir frekansta görülmesi beklenendeğişiklikler gözlenmişti: Saniyede 6 devrin altındaki dalgalardeneklerin üzgün hissetmesine, bedensel işlevlerinde bozukluklaraneden oldu. 8.2 devirde, kendilerini, sanki yıllar süren uzun birmeditasyondan çıkmış gibi iyi hissettiler. 11-11.3 devir arası, asidavranışlara neden olan depresif ajitasyon dalgaları oluşturdu.Nörofon1960'ların başlarında, henüz yirmili yaşlarına girmeden önce, Lifedergisinin dünyanın en önemli bilim adamları listesine girmiş olanDr. Patrick Flanagan'dan söz edelim. Yaptığı pek çok icat arasındaNörofon adını verdiği bir cihaz var. Bu, deriyle doğrudan temasettiğinde programlı telkinler verebilen elektronik bir araç. Cihazınpatentini almak istediğinde Birleşik Devletler işe yarayıpyaramadığını kanıtlaması isteminde buluyor, bunu kanıtladığında ise,Ulusal Güvenlik Ajansı nörofona el koyuyor. Patrick, yaptığı icadıancak iki yıl süren yorucu bir yasal savaşım sonucunda gerialabiliyor. Cihazı kullanırken hiç bir şey duymuyor vegörmüyorsunuz. Cihaz, Patrick'in özel duyuların kaynağı olarakdeğerlendirdiği deriye uygulanıyor. Deri, ısı, dokunma, acı,titreşim ve elektriksel açıdan insan anatomisinin diğer uzuvlarınagöre çok daha fazla duyargaya sahip.Yaptığı son testlerden birinde Patrick asker dinleyiciler için ikibenzer seminer düzenler. Salon, bütün dinleyici grubunu aynı andaalabilecek kadar büyük olmadığından, semineri iki gece üst üstevermek durumunda kalır. İlk grubun son derece ölçülü ve tepkilerinigöstermeye isteksiz olduğunu görünce, ertesi gün, gece vereceğiseminerde kullanmak üzere özel bir kaset hazırlar. Kasetle,dinleyiciler ellerinin karıncalanması için telkinde bulunularak dahasıcak ve tepkili davranmaya yönlendirilir. Kaset, salonun tavanınabağladığı nörofon yoluyla çalıştırılır. Konuşmacı yoktur, hiç birses işitilmez ancak iletilmek üzere hazırlanan mesaj yerleştirilenkablo yoluyla doğrudan dinleyicilerin beynine iletilir. Dinleyicilerhayli ısınır ve tepkisel davranmaya başlar. Yapılan programlamayauygun olarak elleri karıncalanır, kendilerinden beklenmeyen tepkilergösterirler.Günümüzün hayli ileri düzey teknolojik gelişmeleri insanlarıdenetleyebilmek için yeni yeni olanaklar sunuyor. Beni en korkutanşey ise, insanların yönetiminin henüz orta düzeyde de olsa elegeçirilmiş olması... Oturma ya da yatak odanızdaki TV cihazı, sizieğlendirmekten çok daha fazlasını yapıyor.Devam etmeden önce, farklı bilinç düzeyleriyle ilgili bir başkanoktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Farklı bir bilinç düzeyinegeçtiğinizde, sağ beyin yarınız devreye giriyor, bu da vücudunuzdakidoğal uyuşturucuların, teknik anlamıyla, uyuşturucuya eş olanenkefalinler ve beta endorfinlerin açığa çıkmasına neden oluyor.Diğer bir deyişle, kendinizi iyi hissediyorsunuz ve daha fazlasınıistiyorsunuz.Araştırmacı Herbert Krugmann'ın yaptığı testler, izleyicilerin TVkarşısındayken sağ beyin yarılarının sol beyin yarılarınınetkinliğini 2:1 oranında azalttığını göstermiştir. Daha basit birifadeyle, izleyiciler farklı bir bilinç düzeyine, sıklıkla da transdurumuna geçmektedirler. Bir psiko-fizyolog olan Thomas Mulholland,dikkat sürelerini ölçmek için genç izleyicileri, beyinleriyoğunluklu olarak alfa dalgaları üretmeye başladığında TV'yikapatmak üzere programlanan bir EEG cihazına bağlamıştır. Gençlerdendikkatlerini yoğunlaştırmaları istenmişse de, pek azı TV'yi 30saniyeden fazla açık tutabilmiştir. Çoğunluğu neredeyse hipnotizeolmuştur. Trans durumunu derinleştirmek kolaydır. Bunun bir yolu,gösterilen filmin her 32 karesinde bir boş kare vermektir. Bu,sadece bilinçaltının algılayabileceği dakikada 45 vuruşluk nabızatışına neden olur ki, derin hipnoz durumu yaratmak için en idealvuruş miktarıdır. Alfa bilinç düzeyi yaratılmasıyla, sunulanreklamlar ya da verilen telkinler izleyiciler tarafından büyükolasılıkla kabul edilecektir. Uyurgezerlik derecesinde derinleşenizleyicilerin büyük bölümü, verilen telkinler moral ve dinideğerlerine ya da kendini koruma güdülerine aykırı değilse, bunlarıkomut olarak alabilmektedir. Amerika'da çocukların 16 yaşınagelinceye kadar ortalama 10.000-15.000 saatlerini TV izleyerekgeçirdikleri belirlenmiştir. Bu süre, okulda geçirdikleri zamanınçok üstündedir. Sıradan bir evde TV günde ortalama 6 saat 44 dakikasürekli açık kalmaktadır. Bu süre, geçen yıla göre 9 dakika dahafazladır. 1970'lerdeki oranın ise neredeyse 3 katıdır.Açıkça görüldüğü gibi, hiç de iyiye gider bir durum yok. Süratlealfa bilinç düzeyinde bir dünya olma yolunda ilerliyoruz. TıpkıOrwell'in yarattığı 1984 dünyası gibi... Uysal, durgun, dalgınbakışlı ve itaatkar... Purdue Üniversitesi psikologlarından JacobJacoby'nin projesi, test edilen 2700 kişinin %90'sını oluşturantipik izleyicilerin, gördükleri şeylere ilişkin soruların %23-36'sını, izledikten bir kaç dakika sonra yanıtlayamadığınıgösteriyor. Bu çok doğal, çünkü TV izlerken sürekli olarak transdurumuna girip çıkmaktalar. İnsanların derin trans durumunageçtiklerinde olan bitenleri anımsamaya yönlendirilmesi gerekir.Aksi halde her şeyi otomatik olarak unuturlar.Bu yazıda, buzulun sadece görünen kısmına dokunduk. Müziğingerisindeki bilinçaltı mesajları, ekrana yansıyan bilinçaltıgörüntüleri, hipnozla yaratılan görsel etkileri trans durumuyaratacak bir beceriyle birleştirmeye başladığınızda, etkili birbeyinyıkamatik oldunuz demektir. TV izlerken harcadığımız her saatdaha da koşullanıyoruz. Tüm bunlara karşı bir yasa olup olmadığınımerak ediyorsanız, yanıtı tahmin edin. YOK! Her şeyin olduğu gibi,işlerine geldiği gibi kalmasını isteyen pek çok güç var. Tüm bunlariçin kendilerince geçerli nedenleri olduğu bir gerçek...Savunma DuvarıTüm yazı dizimiz boyunca söylediklerimiz sizi ürküttü ise, bilin kikorku, düşüncelerinize hükmetmek isteyenlerin ekmeğine yağsürecektir. Ama tüm olup bitenler hakkında bunca bilgiye sahip olupda ürkmemek olası mı? Değil tabii ki. Eğer, ürkmediniz ve sizeyöneltilecek tüm beyin yıkama, tüm ikna, tüm düşüncelerindurdurulması tekniklerine ``bilinç" ile karşı durabileceğinizidüşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Sıklıkla belirttiğimiz gibi tümteknikler, insan doğasının zayıflıklarından güç alıyor. Düşünce veruhun evi olan bu beden, kimi zaman her ikisinin de efendisikonumuna geçebiliyor. Bedenimizin, düşüncelerimizi yürütme organıolan beyine gönderdiği uyarılar ve beynimizin bu uyarılara verdiğiyanıtlar hemen her zaman denetimimiz dışında. Ve bedeni iyitanıyanlar, insanın düşüncelerini ve ruhunu etkileme hatta elegeçirme gücünü de ellerinde bulunduruyorlar.Öyleyse nasıl karşı koyacağız düşüncelerimize yöneltilen busaldırılara?Yanıt, ne yazık ki umut vaat etmiyor! Karşı koymanın herhangi biryöntemi yok!Yapılabilecek tek şey, olabildiğince ``uzak kalmak". Düşüncelerimizietkileyip, değiştirmek isteyenlerle yollarımızın kesişmenoktalarından kaçmak.Tüm sosyal örgütlenmelere kuşkuyla bakmak, hiçbirisine dahil olmamakkestirme bir yol olabilir. Doğrudan düşüncelerimize bir saldırıiçermese bile artık çoğumuz farkındayız ki sosyal örgütlenme, büyükbir hedefe sahip üst kattaki birilerinin, işlerini kolaylaştıracakve çıkarlarını elde etmelerine yardımcı olacak bir kalabalığındesteğini arkalarına almak için kurulmuş bir hiyerarşi anlamınageliyor. Özellikle bu günlerde...Birden fazla duyu organımıza aynı anda seslenen medya aygıtlarındançekinmek de bir yöntem olarak benimsenebilir. Böylelikle, etkigücünü beden ve beyin kimyamızı değiştirmekten alan saldırılarıbelli oranda sınırlayabilir, gönderilen telkinleri mantıklı düşünmesüreçlerinden geçirmek için zaman kazanabiliriz.Eğer, bu önerileri yerine getirdiğinizde, insanın sosyal ve kültürelbir varlık olmak niteliğinin zedeleneceğini düşünüyorsanız,deyeceğim odur ki, bir dilemma ile karşı karşıyasınız! Başkası değil``kendi" olmak, diğerlerinin benimsettiklerini değil kendifikirlerinizi savunmak, başkalarının sürüsünü değil, kendikoyunlarınızı gütmek ikilemleri arasında seçim yapmalısınız.Her ülfetin, bir külfeti vardır.Kalın sağlıcakla. Sağ kalın!
Kalem: AbartmanSonunda, derin bir ``ohh" çekebileceksiniz. Yazı dizimiz, bu bölümile sona eriyor. Taa en başında demiştik, ``uzun" diye. Aslınabakarsanız söylenebileceklerin binde biri söylendi. Bu bilebazılarına yetti ve yazı dizimizin gitgide paranoyak bir yaklaşımabüründüğü şeklinde yorumlar yapıldı. Gerçekten de endişelenmeliyiz.Kitle iletişim araçlarının gücü ile böylesine çepeçevrekuşatılmışken, örgütlenme, toplumsal bir yapı olarak böylesinedestekleniyor ve özendiriliyorken, birçok kişiyi yalnızca ``hırs veçıkar" yönetiyor ve biz masumlar, olup bitenler hakkında ince eleyipsık dokuyarak düşünmüyorken, endişelenmeliyiz! Endişelenmektehaklıyız! Beraber yaşadıklarımız bizim kadar masum değilken, onlargibi olmayı beceremiyorsak en azından üzerimize doğrulttuklarısilahlar konusunda bilgi sahibi olmalıyız. Bu bilgi biziendişelenmekten alıkoymayacak ise de, en azından savunmaduvarlarımızı nasıl inşa etmemiz gerektiği konusundaaydınlatacaktır.Eleştiri okları, savlananların hemen hemen herkes tarafındankullanılan yöntemlere yönelik suçlamalar olduğu şeklinde defırlatıldı. Evet, özellikle ikna teknikleri gerçekten, şöyle ya daböyle hepimiz tarafından kullanılıyor. Ancak, birisini ikna etmeyeçalışırken hangi mekanizmaları harekete geçirdiğimizi çoğumuzunbilmediğini de kabul etmeliyiz. Yöntemimizin ahlaki olup olmadığıkonusunda hüküm vermek elbette ki vicdanımızın görevi. Zaten, vicdandediğimiz denetim organına sahip olmayanlar amaçlarına ulaşmak için(o her neyse) her yolu kullanırlar ve emin olun, bir şekildeulaşırlar o hedefe. Vicdansızlığa genellikle, onursuzluk ve sağlambir mide eşlik eder. Yaşamda başarılı olmak için bunların temelbeceri olduğunu söylemek de abartı sayılmaz. Abartı sayılsa bile,unutmayın ki, bu satırları yazan kişi; Abartman!Sözü uzatmadan, beyin yıkama ve ikna teknikleri konusunda çağdaşgelişmeler ve teknolojik yaklaşımlara geçelim ve ``savunmaduvarlarımızın" gün geçtikçe nasıl inceldiğini gözleyelim.Bilinçaltı ProgramlamaBilinçaltı mesajlar sadece bilinçaltımızın algılayabileceği gizlitelkinlerdir. Bunlar, çalan müziğin gerisine gizlenen işitsel ya dabilinçli olarak algılanması mümkün olmayacak biçimde, bir resimle yada modelle bütünleştirilen görsel telkinler olabilir. Çoğu işitselbilinçaltı programlama kaseti düşük volümde kaydedilen sözlütelkinler içerir. Bu tekniğin verimliliğini sorguluyacak olursak,bilinçaltı telkinler algılanamıyorsa, etkili olamayacaklarınısöyleyebiliriz. Bu nedenle, işitme eşiğinin altında kaydedilentelkinler yararsızdır. En eski işitsel bilinçaltı telkin tekniğinde,müzik sesinin gerisine döşenen ve parametrik bir ekolayzerkullanmaksızın telkinlerin anlaşılmasını olanaksız kılan bir seskullanılır. Bu, patentli bir tekniktir.Telkinleri, müzikle aynı akor ve frekansta yansıtacak, müziğin birparçası gibi hissettirecek biçimde psiko-akustik olarak değiştirmeve sentezleme yöntemine dayanır. Ancak bu teknikle hazırlanmış birkayıtı, bilinçaltı telkinleri tespit etmek amacıyla incelemeniz,frekansla oynamanız hiç bir sonuç vermez. Tespit etmenin yoluyoktur! Diğer bir deyişle, telkin bilinçaltında hissedilse de, ensofistike ekipmanlarla dahi izlenmesi olası değildir.Her gün maruz kaldığımız propagandaları ve ticari manipülasyonlarıdüşündüğümde tüylerim ürperiyor. Dinlediğimiz müziğin gerisindenelerin gizlendiğin bilmenin ne yazık ki hiç bir yolu yok .Dinlediğimiz sesin gerisine ikinci bir sesin gizlenmesi mümkün. Dr.Wilson Bryan Key'in reklamcılık ve politika konusunda hazırladığıyazı dizisi, bu tekniğin özellikle gazete ve dergilerdekireklamlarda nasıl kötüye kullanıldığını ortaya koyuyor. Bilinçaltıprogramlama konusunda sorulabilecek en önemli soru şu: Gerçekten işeyarıyorlar mı? Büyük mağazalarda çalınan müziklerin gerisindebilinçaltı mesajlar veren programların sonuçlarına dayanarak bunusöyleyebiliriz. East Coast mağazalar zinciri, mağazada karşılaşılanhırsızlık olaylarında ilk dokuz ay içinde %37 azalma olduğunubelirtiyor. Bu mağazalarda verilen tek mesajın, satılan mallarınçalınmasını önlemeye yönelik olduğu söylense de gerçeği kimbilebilir ki? 1984'te teknik bir haber bülteninde (Beyin-ZihinBülteni) yazılan bir makale, Illinois Üniversitesindeki BilişselPsikofizyoloji Laboratuarı Müdürünün görüşlerine dayanarak, bilişseletkinliğimizin %99 kadarının bilinçsiz olabileceğini ortaya koyuyor.Bu uzun rapor şu sözlerle son buluyor: ``Bu bulgular, kilo vermeyeyönelik telkin kasetlerinin, hipnozun, nöro-linguistikprogramlamanın terapötik amaçlı kullanımı, vb. bilinçaltıprogramlama yaklaşımlarının etkisini onaylar niteliktedir".Kitlenin Kötüye KullanımıBilinçaltı programlamanın en fark edilmez biçimleri konusunda birörnek verelim. Büyük kalabalıkların karizmatik bir adamı dinlemeküzere bir araya geldiği mekanlarda bulunursanız, salona girdikten 20dakika sonra farklı bir bilinç düzeyine girip çıktığınızı farkedebilirsiniz (eğer çıkabilirseniz!). Dikkatli bir gözlemle, spontangösterilermiş gibi sunulan şeylerin aslında içine biraz sanatkatılmış manipülasyonlar olduğu anlaşılabilir. Bu manipülasyonlarınetkisi, gözler açık durumdayken trans durumunun yaratılmasınabağlıdır. Trans sağlamak için ise, saniyede 6-7 devirlik titreşimyaratan bir ses kullanılır. Genellikle, kapalı mekanlardahavalandırma mekanizmasının çıkarttığı sesin arkasına gizlenir butitreşim. İşte bu titreşim, dinleyicileri telkinlere hayli açık halegetiren alfa bilinç düzeyinin oluşumunu sağlamaktadır. Nüfusun %10-25'i, uyur gezerlik derecesinde bilinç düzeyi değişikliğineuğrayabilir. Konuşmacının telkinleri bu kişilerce potansiyel anlamdakomut olarak kabul edilir.VibratoBu konu VİBRATO'dan söz edilmesini gerekli kılıyor. Vibrato, vokalya da enstrümantal müziğin yarattığı titreşim etkisidir. Titreşiminyarattığı etki, insanların farklı bir bilinç düzeyine geçmesineneden olur. İngiltere tarihinin belli bir döneminde, sesleri bellibir titreşim düzeyini aşan şarkıcıların toplum önünde şarkısöylemesine, dinleyicilerin farklı bir bilinç düzeyine geçebileceği,özellikle de cinsel içerikli fanteziler kurmasına neden olabileceğigerekçesiyle, izin verilmezdi. Operaya giden ya da Mario Lanza gibişarkıcıları dinlemekten hoşlanan insanlar, şarkıcının sesininyarattığı bilinç düzeyi değişikliklerini iyi bilir.ELF'ler (Ekstra Düşük Frekans Dalgaları)Şimdi, edindiğimiz bilinç düzeyini biraz daha yükseltelim. Tümbunlara ek olarak, işitilmeyen ELF'ler de vardır. Bunlarelektromanyetik dalgalardır. ELF'lerden öncelikli olarakdenizaltılarla iletişimde yararlanılır. Saygın bir araştırmacı olanDr. Andrija Puharich, Birleşik Devletler hükümetini Rusların ELFkullanımı konusunda uyarmak amacıyla bir deney yaptı. Deneye katılangönüllülere, beyin dalgalarını EEG cihazıyla ölçmek üzere kablolarbağlandı ve sıradan bir sinyalin bile giremeyeceği metal bir odayakapatıldılar. Puharich, metal kaplama odada bulunan gönüllülere ELFdalgaları gönderdi ve bu dalgalar metalden geçebildi. Gönüllüler ELFsinyalinin gönderilip gönderilmediğinin farkında değildi. Puharichteknik ekipmanla gönüllülerin tepkilerini izledi. Metal odadakigönüllülerin %30'u 6-10 saniye içinde ELF sinyalini almıştı. Diğerbir deyişle, davranışlarında belli bir frekansta görülmesi beklenendeğişiklikler gözlenmişti: Saniyede 6 devrin altındaki dalgalardeneklerin üzgün hissetmesine, bedensel işlevlerinde bozukluklaraneden oldu. 8.2 devirde, kendilerini, sanki yıllar süren uzun birmeditasyondan çıkmış gibi iyi hissettiler. 11-11.3 devir arası, asidavranışlara neden olan depresif ajitasyon dalgaları oluşturdu.Nörofon1960'ların başlarında, henüz yirmili yaşlarına girmeden önce, Lifedergisinin dünyanın en önemli bilim adamları listesine girmiş olanDr. Patrick Flanagan'dan söz edelim. Yaptığı pek çok icat arasındaNörofon adını verdiği bir cihaz var. Bu, deriyle doğrudan temasettiğinde programlı telkinler verebilen elektronik bir araç. Cihazınpatentini almak istediğinde Birleşik Devletler işe yarayıpyaramadığını kanıtlaması isteminde buluyor, bunu kanıtladığında ise,Ulusal Güvenlik Ajansı nörofona el koyuyor. Patrick, yaptığı icadıancak iki yıl süren yorucu bir yasal savaşım sonucunda gerialabiliyor. Cihazı kullanırken hiç bir şey duymuyor vegörmüyorsunuz. Cihaz, Patrick'in özel duyuların kaynağı olarakdeğerlendirdiği deriye uygulanıyor. Deri, ısı, dokunma, acı,titreşim ve elektriksel açıdan insan anatomisinin diğer uzuvlarınagöre çok daha fazla duyargaya sahip.Yaptığı son testlerden birinde Patrick asker dinleyiciler için ikibenzer seminer düzenler. Salon, bütün dinleyici grubunu aynı andaalabilecek kadar büyük olmadığından, semineri iki gece üst üstevermek durumunda kalır. İlk grubun son derece ölçülü ve tepkilerinigöstermeye isteksiz olduğunu görünce, ertesi gün, gece vereceğiseminerde kullanmak üzere özel bir kaset hazırlar. Kasetle,dinleyiciler ellerinin karıncalanması için telkinde bulunularak dahasıcak ve tepkili davranmaya yönlendirilir. Kaset, salonun tavanınabağladığı nörofon yoluyla çalıştırılır. Konuşmacı yoktur, hiç birses işitilmez ancak iletilmek üzere hazırlanan mesaj yerleştirilenkablo yoluyla doğrudan dinleyicilerin beynine iletilir. Dinleyicilerhayli ısınır ve tepkisel davranmaya başlar. Yapılan programlamayauygun olarak elleri karıncalanır, kendilerinden beklenmeyen tepkilergösterirler.Günümüzün hayli ileri düzey teknolojik gelişmeleri insanlarıdenetleyebilmek için yeni yeni olanaklar sunuyor. Beni en korkutanşey ise, insanların yönetiminin henüz orta düzeyde de olsa elegeçirilmiş olması... Oturma ya da yatak odanızdaki TV cihazı, sizieğlendirmekten çok daha fazlasını yapıyor.Devam etmeden önce, farklı bilinç düzeyleriyle ilgili bir başkanoktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Farklı bir bilinç düzeyinegeçtiğinizde, sağ beyin yarınız devreye giriyor, bu da vücudunuzdakidoğal uyuşturucuların, teknik anlamıyla, uyuşturucuya eş olanenkefalinler ve beta endorfinlerin açığa çıkmasına neden oluyor.Diğer bir deyişle, kendinizi iyi hissediyorsunuz ve daha fazlasınıistiyorsunuz.Araştırmacı Herbert Krugmann'ın yaptığı testler, izleyicilerin TVkarşısındayken sağ beyin yarılarının sol beyin yarılarınınetkinliğini 2:1 oranında azalttığını göstermiştir. Daha basit birifadeyle, izleyiciler farklı bir bilinç düzeyine, sıklıkla da transdurumuna geçmektedirler. Bir psiko-fizyolog olan Thomas Mulholland,dikkat sürelerini ölçmek için genç izleyicileri, beyinleriyoğunluklu olarak alfa dalgaları üretmeye başladığında TV'yikapatmak üzere programlanan bir EEG cihazına bağlamıştır. Gençlerdendikkatlerini yoğunlaştırmaları istenmişse de, pek azı TV'yi 30saniyeden fazla açık tutabilmiştir. Çoğunluğu neredeyse hipnotizeolmuştur. Trans durumunu derinleştirmek kolaydır. Bunun bir yolu,gösterilen filmin her 32 karesinde bir boş kare vermektir. Bu,sadece bilinçaltının algılayabileceği dakikada 45 vuruşluk nabızatışına neden olur ki, derin hipnoz durumu yaratmak için en idealvuruş miktarıdır. Alfa bilinç düzeyi yaratılmasıyla, sunulanreklamlar ya da verilen telkinler izleyiciler tarafından büyükolasılıkla kabul edilecektir. Uyurgezerlik derecesinde derinleşenizleyicilerin büyük bölümü, verilen telkinler moral ve dinideğerlerine ya da kendini koruma güdülerine aykırı değilse, bunlarıkomut olarak alabilmektedir. Amerika'da çocukların 16 yaşınagelinceye kadar ortalama 10.000-15.000 saatlerini TV izleyerekgeçirdikleri belirlenmiştir. Bu süre, okulda geçirdikleri zamanınçok üstündedir. Sıradan bir evde TV günde ortalama 6 saat 44 dakikasürekli açık kalmaktadır. Bu süre, geçen yıla göre 9 dakika dahafazladır. 1970'lerdeki oranın ise neredeyse 3 katıdır.Açıkça görüldüğü gibi, hiç de iyiye gider bir durum yok. Süratlealfa bilinç düzeyinde bir dünya olma yolunda ilerliyoruz. TıpkıOrwell'in yarattığı 1984 dünyası gibi... Uysal, durgun, dalgınbakışlı ve itaatkar... Purdue Üniversitesi psikologlarından JacobJacoby'nin projesi, test edilen 2700 kişinin %90'sını oluşturantipik izleyicilerin, gördükleri şeylere ilişkin soruların %23-36'sını, izledikten bir kaç dakika sonra yanıtlayamadığınıgösteriyor. Bu çok doğal, çünkü TV izlerken sürekli olarak transdurumuna girip çıkmaktalar. İnsanların derin trans durumunageçtiklerinde olan bitenleri anımsamaya yönlendirilmesi gerekir.Aksi halde her şeyi otomatik olarak unuturlar.Bu yazıda, buzulun sadece görünen kısmına dokunduk. Müziğingerisindeki bilinçaltı mesajları, ekrana yansıyan bilinçaltıgörüntüleri, hipnozla yaratılan görsel etkileri trans durumuyaratacak bir beceriyle birleştirmeye başladığınızda, etkili birbeyinyıkamatik oldunuz demektir. TV izlerken harcadığımız her saatdaha da koşullanıyoruz. Tüm bunlara karşı bir yasa olup olmadığınımerak ediyorsanız, yanıtı tahmin edin. YOK! Her şeyin olduğu gibi,işlerine geldiği gibi kalmasını isteyen pek çok güç var. Tüm bunlariçin kendilerince geçerli nedenleri olduğu bir gerçek...Savunma DuvarıTüm yazı dizimiz boyunca söylediklerimiz sizi ürküttü ise, bilin kikorku, düşüncelerinize hükmetmek isteyenlerin ekmeğine yağsürecektir. Ama tüm olup bitenler hakkında bunca bilgiye sahip olupda ürkmemek olası mı? Değil tabii ki. Eğer, ürkmediniz ve sizeyöneltilecek tüm beyin yıkama, tüm ikna, tüm düşüncelerindurdurulması tekniklerine ``bilinç" ile karşı durabileceğinizidüşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Sıklıkla belirttiğimiz gibi tümteknikler, insan doğasının zayıflıklarından güç alıyor. Düşünce veruhun evi olan bu beden, kimi zaman her ikisinin de efendisikonumuna geçebiliyor. Bedenimizin, düşüncelerimizi yürütme organıolan beyine gönderdiği uyarılar ve beynimizin bu uyarılara verdiğiyanıtlar hemen her zaman denetimimiz dışında. Ve bedeni iyitanıyanlar, insanın düşüncelerini ve ruhunu etkileme hatta elegeçirme gücünü de ellerinde bulunduruyorlar.Öyleyse nasıl karşı koyacağız düşüncelerimize yöneltilen busaldırılara?Yanıt, ne yazık ki umut vaat etmiyor! Karşı koymanın herhangi biryöntemi yok!Yapılabilecek tek şey, olabildiğince ``uzak kalmak". Düşüncelerimizietkileyip, değiştirmek isteyenlerle yollarımızın kesişmenoktalarından kaçmak.Tüm sosyal örgütlenmelere kuşkuyla bakmak, hiçbirisine dahil olmamakkestirme bir yol olabilir. Doğrudan düşüncelerimize bir saldırıiçermese bile artık çoğumuz farkındayız ki sosyal örgütlenme, büyükbir hedefe sahip üst kattaki birilerinin, işlerini kolaylaştıracakve çıkarlarını elde etmelerine yardımcı olacak bir kalabalığındesteğini arkalarına almak için kurulmuş bir hiyerarşi anlamınageliyor. Özellikle bu günlerde...Birden fazla duyu organımıza aynı anda seslenen medya aygıtlarındançekinmek de bir yöntem olarak benimsenebilir. Böylelikle, etkigücünü beden ve beyin kimyamızı değiştirmekten alan saldırılarıbelli oranda sınırlayabilir, gönderilen telkinleri mantıklı düşünmesüreçlerinden geçirmek için zaman kazanabiliriz.Eğer, bu önerileri yerine getirdiğinizde, insanın sosyal ve kültürelbir varlık olmak niteliğinin zedeleneceğini düşünüyorsanız,deyeceğim odur ki, bir dilemma ile karşı karşıyasınız! Başkası değil``kendi" olmak, diğerlerinin benimsettiklerini değil kendifikirlerinizi savunmak, başkalarının sürüsünü değil, kendikoyunlarınızı gütmek ikilemleri arasında seçim yapmalısınız.Her ülfetin, bir külfeti vardır.Kalın sağlıcakla. Sağ kalın!
BEYİN KONTROLÜ
BEYİN KONTROLÜ
Açıklanmış bir Beyin Kontrolü OperasyonuEmekli Amerikan Haber Alma Örgütü ( CIA ) Ajanı Julianne Mc KinneyAçıklıyor.Ulusal Güvenlik Mezunları Derneği Elektronik Gözetim Projesi’ndenRapor:Ben ulusal düzeyde eğitim görmüş eski bir Birleşik DevletlerHaberalma memuruyum. Halen yönlendirilen enerji silahlarınınkullanımını, gözetim ve nörosibernetik sistemleri içeren ve buülkede habersiz insan denekleri üzerinde odaklaşan bir projeninyöneticisiyim. Savunma Bakanlığı bu sonunculardan psikoteknolojilerolarak sözetmektedir. Bu olağanüstü acımasız operasyonlar ‘ beyinkontrol ’ girişimleri olarak nitelendirilir.Klasik bir ‘ beyin kontrol ’ operasyonu, diğer şeyler arasında,aşağıdakileri içerir:( 1 ) Hedef kişiden, gelecekteki istismarlarda kullanilmak üzere,kişisel ve biyolojik örnekler toplamak gayesiyle uzun süreli, günboyu süren fiziksel ve elektronik gözetim.( 2 ) Deneğin aşırı baskılara dayanma kapasitesini incelemek içinardarda yapılan açık ve örtülü tacizler.( 3 ) ABD Adalet Bakanlığı tarafından halen ‘ öldürücü-den dahahafif ’ silahlar ve gözetim sistemleri olarak tanımlananteknolojileri içeren, aşırı intibaksızlığa ve yeteneklerin ortadankalkmasına neden olacak ağrılar yaratmayı amaçlayan yönlendirilmişenerji tacizi.( 4 ) Deneğin kafasında ve denek uykuda iken rüyaların evrenselgelişimini etkileyebilen şuuraltı seslere sebep olma kapasitesindekinörosibernetik / psikoteknolojilerle deney.( 5 ) Uzun dönemde deneği kendi itibarını yoketmeye yönelikdavranışlara ve ifadelere zorlamak için deneğin uzun dönemlimanipülasyonu.( 6 ) Deneğin tecridi ve mali yönden yoksullaştırılması.( 7 ) Deneği intihar veya cinayet şeklinde bir şiddet hareketinezorlamayı amaçlayan sürekli taciz ve tahrik..Açık Taciz -bu açıkça gözlenen demektir-; kişilerin uzun dönemlieloktronik tacizi için "önşartlandirma" amacıyla tasarlanabilir.Anlatılmayan açık tacizle dehşete düşürülen kişilerin elektroniktacizin, daha akla yatkın bir durumda, ani başlangıçlarıylabaşetmeleri imkansızdır. Tacizin bu görülen örneği şimdi incelenenbütün hallerde ortadadır. Açık tacizin elektronik taciz başladıktansonra bile sürdürüldüğü durumlarda, asıl amacın uzun dönemli aşırıbaskıya devam ettirmek olduğunu akla getirmektedir.Aşağıda tartışılan açık taciz taktiklerinin çoğu elektronik tacizinsezilebilir şekillerini içermeyen durumlarini su yüzüneçikarmaktadir. Bunlar potansiyel haber degeri taşiyan dahilibilgileri nedeniyle, yönetim veya yönetim tarafından kabul görenişverenler için özel sıkıntı tehditleri oluşturacak ‘IslıkÇalıcılar’ olarak adlandırılanları ihtiva eden durumlardır.Elektronik tacizin, elektronik ‘tacize maruz kalanlara’ yardımetmeye çalışan kişilere karşı bir misilleme şekli olarak su yüzüneçıkmaya başladığının farkına vardık. Misilleme bir kontrol kaybınıakla getirir. Bu şartlar altında ‘ıslık çalıcılar’ın uzun bir süredaha bu tacizden muaf olmaya devam edeceklerinden tamamen emindeğiliz.Kişiler şimdi aşagidaki açik taciz şekillerinin, tümü degilse bile,birçogunu ihtiva eden kendi şartlarini tanimlayan proje ile temashalindedir:Ani, acaip kaba muamele, önceleri kendilerine dostça davranankomşulari tarafindan tecrit, taciz ve yikici hareketler.Hedef kişi, rehberde numarasi bulunmayan yeni bir telefon aldiktansonra bile devam eden, rahatsiz edici telefon konuşmalari.Mektupların önlenmesi, çalınması, açılması.Gürültü seferberliği.Acımasızca rahatsız eden telefon konuşmaları bu tertiptedüşünülebilirken, diğer taktikler de kullanılır. Çalan klaksonlar,düdükler, sirenler, apartman çevresinde oldukça uzun bir zamanperyodunda aynı zamanda çalan kornalar, düdükler, sirenler, çöpatıkları ve kaydedilmiş ‘umumi seslerin’ kuvvetlendirilmiş yayinlarikişiyi gözetim altinda olduguna inandirmak için, tasarlanan şartlaraltinda tekrarlanan, bir temel üzerinde kullanilirlar.Bu durumların hepsinde, bireyin komşuları ani, sürekli sespatlamalarına karşi sanki kayitsizmiş ve / veya farkinda değillermişgibi görünürler. Kapı çarpması da özellile apartmanlarda, popülerbir oyundur. Bir kişi, tacizin en yüksek düzeyde oldugu bir dönemde,kendi kapisini açtigi her seferde kapi komşusunun kendi dairesinegirip çıkmaya başladığını rapor etmiştir.İlave Aşırı Yüksek Frekans ( ELF ) Yetenekleri:20 Bitkinlik ( yorgunluk ) hali.21 Deprasyon meydana getirilmesi.22 Katarakt ve göz problemleri meydana getirmek.23 Alınganlık ve öfke durumları meydana getirmek.24 Genel ruh halinin değişimi.25 Zorlanmış davranış kalıpları meydana getirmek.26 Cinsel saldırganlık .27 Davranış ritminde hasar yaratılması.28 Korku ve yanlış yönlendirme.29Uyku düzensizlikleri ve uykusuzluk.30 Kısa ve uzun dönemli hafıza kaybı.31 Lösemi ve kanser.32 Katatonik ( zombie benzeri ) görüntüler.33 Şiddet hallerinin ve suçlu davranış örnekleri meydana getirmek.Electro-Security & Digi-Security
Açıklanmış bir Beyin Kontrolü OperasyonuEmekli Amerikan Haber Alma Örgütü ( CIA ) Ajanı Julianne Mc KinneyAçıklıyor.Ulusal Güvenlik Mezunları Derneği Elektronik Gözetim Projesi’ndenRapor:Ben ulusal düzeyde eğitim görmüş eski bir Birleşik DevletlerHaberalma memuruyum. Halen yönlendirilen enerji silahlarınınkullanımını, gözetim ve nörosibernetik sistemleri içeren ve buülkede habersiz insan denekleri üzerinde odaklaşan bir projeninyöneticisiyim. Savunma Bakanlığı bu sonunculardan psikoteknolojilerolarak sözetmektedir. Bu olağanüstü acımasız operasyonlar ‘ beyinkontrol ’ girişimleri olarak nitelendirilir.Klasik bir ‘ beyin kontrol ’ operasyonu, diğer şeyler arasında,aşağıdakileri içerir:( 1 ) Hedef kişiden, gelecekteki istismarlarda kullanilmak üzere,kişisel ve biyolojik örnekler toplamak gayesiyle uzun süreli, günboyu süren fiziksel ve elektronik gözetim.( 2 ) Deneğin aşırı baskılara dayanma kapasitesini incelemek içinardarda yapılan açık ve örtülü tacizler.( 3 ) ABD Adalet Bakanlığı tarafından halen ‘ öldürücü-den dahahafif ’ silahlar ve gözetim sistemleri olarak tanımlananteknolojileri içeren, aşırı intibaksızlığa ve yeteneklerin ortadankalkmasına neden olacak ağrılar yaratmayı amaçlayan yönlendirilmişenerji tacizi.( 4 ) Deneğin kafasında ve denek uykuda iken rüyaların evrenselgelişimini etkileyebilen şuuraltı seslere sebep olma kapasitesindekinörosibernetik / psikoteknolojilerle deney.( 5 ) Uzun dönemde deneği kendi itibarını yoketmeye yönelikdavranışlara ve ifadelere zorlamak için deneğin uzun dönemlimanipülasyonu.( 6 ) Deneğin tecridi ve mali yönden yoksullaştırılması.( 7 ) Deneği intihar veya cinayet şeklinde bir şiddet hareketinezorlamayı amaçlayan sürekli taciz ve tahrik..Açık Taciz -bu açıkça gözlenen demektir-; kişilerin uzun dönemlieloktronik tacizi için "önşartlandirma" amacıyla tasarlanabilir.Anlatılmayan açık tacizle dehşete düşürülen kişilerin elektroniktacizin, daha akla yatkın bir durumda, ani başlangıçlarıylabaşetmeleri imkansızdır. Tacizin bu görülen örneği şimdi incelenenbütün hallerde ortadadır. Açık tacizin elektronik taciz başladıktansonra bile sürdürüldüğü durumlarda, asıl amacın uzun dönemli aşırıbaskıya devam ettirmek olduğunu akla getirmektedir.Aşağıda tartışılan açık taciz taktiklerinin çoğu elektronik tacizinsezilebilir şekillerini içermeyen durumlarini su yüzüneçikarmaktadir. Bunlar potansiyel haber degeri taşiyan dahilibilgileri nedeniyle, yönetim veya yönetim tarafından kabul görenişverenler için özel sıkıntı tehditleri oluşturacak ‘IslıkÇalıcılar’ olarak adlandırılanları ihtiva eden durumlardır.Elektronik tacizin, elektronik ‘tacize maruz kalanlara’ yardımetmeye çalışan kişilere karşı bir misilleme şekli olarak su yüzüneçıkmaya başladığının farkına vardık. Misilleme bir kontrol kaybınıakla getirir. Bu şartlar altında ‘ıslık çalıcılar’ın uzun bir süredaha bu tacizden muaf olmaya devam edeceklerinden tamamen emindeğiliz.Kişiler şimdi aşagidaki açik taciz şekillerinin, tümü degilse bile,birçogunu ihtiva eden kendi şartlarini tanimlayan proje ile temashalindedir:Ani, acaip kaba muamele, önceleri kendilerine dostça davranankomşulari tarafindan tecrit, taciz ve yikici hareketler.Hedef kişi, rehberde numarasi bulunmayan yeni bir telefon aldiktansonra bile devam eden, rahatsiz edici telefon konuşmalari.Mektupların önlenmesi, çalınması, açılması.Gürültü seferberliği.Acımasızca rahatsız eden telefon konuşmaları bu tertiptedüşünülebilirken, diğer taktikler de kullanılır. Çalan klaksonlar,düdükler, sirenler, apartman çevresinde oldukça uzun bir zamanperyodunda aynı zamanda çalan kornalar, düdükler, sirenler, çöpatıkları ve kaydedilmiş ‘umumi seslerin’ kuvvetlendirilmiş yayinlarikişiyi gözetim altinda olduguna inandirmak için, tasarlanan şartlaraltinda tekrarlanan, bir temel üzerinde kullanilirlar.Bu durumların hepsinde, bireyin komşuları ani, sürekli sespatlamalarına karşi sanki kayitsizmiş ve / veya farkinda değillermişgibi görünürler. Kapı çarpması da özellile apartmanlarda, popülerbir oyundur. Bir kişi, tacizin en yüksek düzeyde oldugu bir dönemde,kendi kapisini açtigi her seferde kapi komşusunun kendi dairesinegirip çıkmaya başladığını rapor etmiştir.İlave Aşırı Yüksek Frekans ( ELF ) Yetenekleri:20 Bitkinlik ( yorgunluk ) hali.21 Deprasyon meydana getirilmesi.22 Katarakt ve göz problemleri meydana getirmek.23 Alınganlık ve öfke durumları meydana getirmek.24 Genel ruh halinin değişimi.25 Zorlanmış davranış kalıpları meydana getirmek.26 Cinsel saldırganlık .27 Davranış ritminde hasar yaratılması.28 Korku ve yanlış yönlendirme.29Uyku düzensizlikleri ve uykusuzluk.30 Kısa ve uzun dönemli hafıza kaybı.31 Lösemi ve kanser.32 Katatonik ( zombie benzeri ) görüntüler.33 Şiddet hallerinin ve suçlu davranış örnekleri meydana getirmek.Electro-Security & Digi-Security
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)